SEMİNER NOTLARI

ÇOCUKLAR VE SINIRLARI SEMİNERİ

Geçen hafta oyun grubumuzun olduğu Jou Jou aktivite merkezinde gerçekleşen Çocuklar ve Sınırları isimli seminere gittim.Farklı yaşlarda çocuklara sahip anne ve babaların katıldığı seminerdeki notlarımı diğer ebeveynlere de fikir olabilir diye paylaşmak istiyorum .

Öncelikle seminerimizi veren psikoloğumuz Gül Çelik,sınırların çocukların hayatındaki önemine değindi.Sınırların çocukların karakterini,iş seçimini hatta yaşam kalitesini bile etkilediğini belirtti.
Sınırlar güvenliği sağlar,çocukların ilerde de hayır diyebilmesine yardım eder ve sorumluluk üstlenmelerini sağlar,ilişkileri tanımlar.

Peki aylara ve yaşlara göre sınırlar nasıl olmalı;

0-5 ay:Sınırların önemi yok.Anne ile güven bağı sağlanmalı ve sağlam bir bağ kurmak için en önemli dönem.Bu aylarda bebek anne ile kendini bir görür.Yeterince kendini güvende hissetmezse 5.ayda depresyon bile olabilir.Bu yüzden psikoloğumuz özellikle bu dönemde  ki yeni trendin aksine her ağladığın da çocuk kucağa alınmamalı savını değil tam tersi asıl bu aylarda kucağa alınarak sevgi hissettirilmeli dedi.

5-10 ay: Bebeğin anne ile kendinin farklı olduğunu anlamaya başladığı ve dünyayı keşfettiği dönem.

10-18 ay:Hayır deme dönemi yani sınırların devreye girdiği dönem.

18-36 ay: Bebeğin sevgi bağından ayrılmak istemese bile bedeninin ona dünyayı keşfetmesi için komut verdiği dönem ve artık sınırlar önem kazanıyor..

3-5 yaş:Özellikle kızların anneyi ,erkeklerin babayı taklit ettiği dönem bu yüzden model olarak sınırları çizmek önemli.

6-11 yaş: Ön ergenlik .Sorumluluk üstlenebilmelerinin gerektiği dönem.

11-18 yaş:Ebeveynlerin kendilerine çocuklarının hayata hazır olup olmadığını sormaları gereken dönem.

Sınırlarda yaşla birlikte değişiklikler olması gerekli .Örneğin 5 yaşında bir çocuk için uyku sınırı 20.30 ise 6 yaşına geldiğinde bu 21.30 olarak esnetilebilmeli.

Bizlerin sınır koyarken yaptıkları hatalar:

Sınırlardan geri çekilme:Örneğin odasını toplamayan bir çocuğun karşısında biz odayı toplamamalıyız.Bu hareketimizle sınırlardan geri çekilmiş oluyoruz.Ya da bir tehditte bulunduk odanı toplamazsan oyuncaklarını atacağım gibi o zaman o eylemi yapmalıyız yani oyuncakları atmalıyız.Bu yüzden de tehdit durumunda uygulayamayacağımız sözler söylememeliyiz.Kararlı,tutarlı olmalıyız.Tabii bu arada eşlerde aynı tavırda olmalı.
Sevgimizi hiç bir zaman tehdit unsuru olarak kullanmamalıyız.Örneğin bunu yapmazsan seni sevmeyeceğim gibi..
Ayrıca davranış ve sonuç birbiriyle alakalı olmalı.Elbiseni kirliliğe atmazsan oyuncaklarla  oynamazsan değil bu elbiseyi giyemezsin demeliyiz..

Aşırı denetim.Çocuk çorabın tekini giydi ve aceleyle biz diğer tekini giydiriyoruz! Bunun yerine ona diğer tekini giymesi için zaman tanımalı aşırı denetimci olmamalıyız.

Sınırların hiç olmaması:Psikoloğumuz özellikle yeni nesil ebeveynlerin biz çok kuralcı büyüdük aman çocuğum rahat etsin yaklaşımıyla sınır koymamalarının en büyük hata olduğunu vurguladı.Bu çocukların ilerde okulda söz almadan konuşan,karşısındakini sözünü kesen bireyler olduğunu belirtti.

Tutarsız sınırlar : Bir gün yapma dediğimiz olaya 2.gün tamam dememiz..Bu durumda çocuk nerede ne yapacağını kestiremiyor ve  istediğini elde edebilmek için anne -babayı daha fazla zorluyor

Suçu başkasının üstüne atmak:Örneğin çocuk kafasını masaya vurdu biz de gidip ah masa dikkat et şeklinde masaya kızarsak çocuk onun cansız olduğunu ve dikkatsizliği sonucunda düştüğünü anlayamaz.Bu durum ilerde de yaptığı her hata da başka bir suçlu aramasına neden olabilir.

Ceza,mola ,mahrum etme gibi sonuçlar ise sözlü mesaj yetmediğinde,olayın anında durdurulması gerektiğinde ya da anne ya da baba artık otoritesini kaybettiğini hissettiğinde uygulanabilir.Fakat çocuk öfke krizinde ise sadece sarılmak gerekli.Şuan öfkelisin ,seni anlıyorum diyerek sakinleştirmeliyiz.Bu arada psikoloğumuz çocuğun zaman zaman öfkelenmesine de izin vermemiz gerektiğini belirtti.

Sınır koyarken uygulayabileceğimiz bazı yöntemler:

Alternatif sunmak:Örneğin çocuk banyo yapmak istemiyor ve biz  ya kendin küvete girersin ya da ben seni yıkarım diyerek alternatif sunabiliriz.

Dikkatini dağıt:Dikkatini başka bir yöne çekerek  olayı unutturabiliriz.Bu yöntem anı kurtarmak için bir çözüm..

Farklı bir odaya göndermek:Kendi odası dışında farklı bir odaya gönderebiliriz.Yalnız küçük yaşlarda olan çocuklar için kapı kapatmamalıyız. Bu aslında mola yöntemine de benziyor yani çocuğu mola için farklı bir odaya götürüp düşünmesini ya da en azından yaptığının yanlış olduğunu anlamasını  sağlamak.

Seminerden alabildiğim notlar bunlardı.Umarım sizlere de faydası olur…

ÖNCEKİ YAZI SONRAKİ YAZI

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HENÜZ YORUM YAPAN YOLMAMIŞ

YANITLA