SEMİNER NOTLARI

2 YAŞ SENDROMU SEMİNER NOTLARI

Yine jou jou oyun ve aktivite merkezi sayesinde yararlı bir seminer dinleme fırsatı buldum.Aile danışmanı,psikolog ve oyun terapisti Gül ÇELİK’in  güzel anlatımı ile birçok ipucu edindim şu çok bahsedilen Trouble 2 hakkında.Aldığım notları faydası olur düşüncesiyle paylaşmak istedim belki sizin de evinizde minik bir ergen vardır diye:)

İlk olarak niye böyle bir sendrom var : Bunların nedeni ,çocuğun bağımsız birey olduğunu fark etmesi,zihinsel işlevlerinin en hızlı geliştiği dönem olması,kendi isteklerinin farkına varması sonucu hayır demeye başlaması ,dikkat çekme davranışının ivme kazanarak artması aslında kısacası artık başlı başına bir birey olma çabası;)

1-1,5 yaş Ebeveynin hayır dönemi olarak isimlendiriliyor.Bu dönemde ebeveyn ne kadar çok hayır sözcüğünü kullanırsa bu ileride onun zararına oluyor.Hayır sözcüğünün olumsuz etkisini azaltmak için dur sözcüğü kullanılabilir.Hayır’ın olumsuz etkisine karşılık dur sözcüğünün tınısındaki farklılık negatifliği ortadan kaldırıyor.Ayrıca bu dönemde  yasakları tanıma bilinci gelişmemiş oluyor .Örneğin ayıcığını ağzına soktuğunda sorun yokken ,yere düşen bir nesneyi ağzına değdirdiğinde hayır tepkisi ile karşılaşan çocuk farkı anlayamaz ve bu zamanla öğrenilir.

2 yaşa gelindiğinde ise ebeveyn ve çocuk yer değişir .Artık hayır deme sırası ufaklıklardadır;) Sözel becerisi düşünce hızına yetişemediği için bir çok krizin odak noktası bu olmaktadır.Konuşamamanın verdiği kaygı ve öfke ile de saldırganlaşmaktadır.Aslında bizim yaramazlık dediğimiz bu dönemde çocuklar çok zor bir dönemden geçmektedir.Bu dönemde tekme ve ısırma normal davranışlardır.Oral dönemden yeni çıktıkları için ısırma ile tepki verebilirler.Bacak koldan daha önce geliştiği için tekmeyi de kullanabilirler.Eğer annesinin saçını okşayarak uyuyorsa saç çekme hareketi de gösterebilirler.
 Peki neler yapılabilir:
1)Emir vermekten kaçının .Rica ile olmasa da yumuşak bir dille söyleyin.Örneğin hadi bakalım yatıyoruz demek yerine ,uyku saatimiz geldi ,önce dişlerimizi fırçalayalım ve giyinelim gibi bir ifade daha etkili olacaktır.

2)Kriz olmadan önce önlem alın.Örneğin yağmurlu havada bot giymek istemiyor ise kitaptan bir resim gösterip ,yağmurda bikini giyilir mi diyip gülerek dikkatini çekin.Sonra soru ile ceket giyince nolur ısınırız değil mi diyerek onu da sürece katın. Hava ile bağlantı kurmasını sağlayıp yağmur da bot giyeriz diyerek kendinin giymesini sağlayın.

3)Bu dönemde isteklerini yaptırma söz konusu olduğu için onları tatmin etmeye çalışın.Basit konularda örneğin bu tişörtümü giyelim bunu mu gibi fikrini alarak ,küçük kararlarla yetişkin kararı vermesini önleyin. Önemli konularda fikri onlara bırakmanın olumsuz etkileri de olabilir,buna dikkat edin.Özellikle anaokulu seçiminde evet hangisi olsun dememelisiniz çünkü çocuk oyuncağı en çok olanı seçerken birçok noktayı atlayacaktır.

4)2,5 yaş döneminde ise sıra ve düzen ortaya çıkıyor.Kendi bir sıra kuruyor ve dış dünyanın da buna uymasını istiyor.Önce pantolon sonra çorap giyeceğim gibi.Bu yüzden siz farkında olmadan örneğin ekmeğe önce bal sonra yağ sürdüğünüzde bir krize neden olabiliyorsunuz.Çünkü rutini bozulduğunda dış dünyayı denetleyemediğinden öfke ortaya çıkıyor.

5)Bu dönemde mekansal algı ortaya çıkıyor.Orası benim gibi.Örneğin ila bir koltukta oturacaksa ve orda başkası varsa bunu sorun haline getiriyor.Bunun nedeni ise var olduğu ile ilgili şüphe .Oraya otursa da aklı diğer yerde kalıyor ve varlığından şüphe ediyor .Bizim ise evet orayı istedin ama şimdi burdasın diye dikkatini var olduğuna çekmemiz gerekiyor.

6)Parka gidildiğinde ise eve dönmek istememek ,hepimizin yaşadığı bir sorundur sanırım.Bu durumlarda ise zamansız kelimeler kullanmalıyız.Yani birazdan gidelim ,hadi gidiyoruz yerine baştan salıncağa binelim kaydıraktan üç kere kayalım gibi net şekilde konuşmalıyız.Hatta birlikte sayıp bak bu üç oldu demeliyiz.Bazen de eve kadar yarışalım mı ,hadi koşalım diyip eve gidişi zevkli hale getirmeliyiz.Evde de aynı şekilde bizden bir şey istediğinde dur birazdan geliyorum demek yerine şu elmayı soyayım geliyorum gibi net cümleler kurmalıyız.

/)Bu dönem çocuklarında en önemli şeylerden biri de duygu yansıtması yapmak.Yani örneğin oyuncağını vermek istemediğinde evet o senin vermek istemiyorsun ,seni anlıyorum ,değer veriyorum gibi sözcüklerle duygularını paylaştığımızı göstermeliyiz.Ayrıca bu dönem çocuklarını paylaşma için zorlamamalıyız ,yaşıtlarıyla vakit geçirerek paylaşmayı öğreneceklerdir.
Duygularını anlamda en etkili yollardan biri de oyun.İki bebeğini konuşturan çocuk orda kendi duygularını da yansıtmaktadır.

8)Bu dönemde televizyonun ise çocuklar üzerinde hipnotik bir etkisi var.Seslendiğinizde duymuyor ise (genelde bu otizm mi acaba şüphesine neden oluyor)bu normal ama dokunarak ,temas kurarak iletişime geçtiğimizde de tepkisiz kalıyorsa daha dikkat edilmeli.

9)Yeni ortama girmekten çekinen bir çocuk ise; onu ortama alıştırmak için atıfta bulunmalıyız.Örneğin yaşlı teyze babaannene benziyor  ya da aa bak bu oyuncak ayıdan bizde de var gibi tanıdık noktalar bulmalıyız.

10)Kötü kelime kullanma durumu var ise önce model aldığı kişi kendini düzeltmeli .Örneğin dün ben salak dedim onlar çok kötü kelimeler ,onların yerine tüh ya da ay diyelim şeklinde bilgilendirmeliyiz.

11)Küçük işlerde başarı hazzı yaşamasını sağlamalıyız.Örneğin asansör düğmesine basması gibi ve yaptığı güzel şeylerden sonra da takdir ettiğimizi belirtmeliyiz.

12)Bu dönemde tutarsızlıkları da çok fazla olabiliyor.Örneğin bir gün ışığı ben açacağım derken ertesi gün sen aç diyebiliyor.Bu durumda hormonlarla alakalı.

13)İsteme olayının da çok fazla olduğu bir dönemdir fakat aslında her istedikleri şey gerçekten isteklerini yansıtmaz.O anda aklına gelen bir imgenin dışa vurumudur.Örneğin ocak ayında dondurma isteyen çocuk aklına gelen dondurmayı vurguluyordur.Bu durumda da yine duygu yansıtması kullanılmalıdır.Evet sen dondurmayı çok seviyorsun diyip neli dondurma severdin,kabaklı mıydı  aaa kabaklı olur mu diyerek gülüp ,ben çikolatalı seviyordum ya sen diyip,tamam hava güzel olunca beraber yiyelim diyerek,hayal kurdurup,umut verip ,süreci bitirmeliyiz.

14)Bu dönemin en belirgin hareketlerinden biri inatlaşma,inadına yapma.Örneğin yapma dediğimizde çocuklar yap kısmını algılıyor ve anne babayı mutlu etme güdüsü ile onu yapıyorlar.O yüzden talimatlarda net olmalıyız.Sütü dökme bardakta kalsın gibi…

Burada verilen bir örnek ise su ile oynayıp,hep suyu yere döken bir çocuktu.Bu durumda yapma demek yerine çocuğun su ile oynama zevkini tatmin etmek gerekiyor.Banyo süresi arttırılabilir,oyun imkanı verilebilir.Bazen de bazı olayları abartmadan görmezden gelmekte o olayı yapmasına engel olabiliyor..

Bazı talimatlardan örnekler ise şu şekildeydi:
Havuzda koşma yerine çimende koş(olumsuz talimat yok alternatif sunuluyor)
Şapka takmasını istiyorsanız ,hava sıcak güneş geçer yerine ;güneşte tak, gölgede çıkar demek ve güneşte takmadığında ise şapka diyerek sadece hatırlatmak.

Seminerin sonunda psikoloğumuz Z kuşağı çocukları (2000 sonrası)ile ilgili bilgi verdi.Bu kuşak çocuklarının özellikleri ise şöyle:

1)Teknolojiye doğuyorlar ve teknolojiyi ellerinden almak mümkün değil.Ellerinden almaya kalktığımızda ise akranlarıyla ortak konuşma noktasını elinden almış oluyoruz.(tabii bu 2 yaşında oturup  bilgisayarla oynaması demek değil!!)
2)IQ ları yüksek fakat duygusal zekaları daha düşük.
3)Bu kuşak çocukları teknolojiden ötürü sosyalleşmede sorun yaşayabilirler.Bu yüzden de aile değerini vermeliyiz.Örneğin bayramlarda akrabalara gitmek gibi,akşam yemeğini birlikte yemek gibi.Akranlarıyla sık görüşmelerini sağlamalıyız.
4)2030 yıllardan sonra çok fazla buluş olacağı söyleniyor bu z kuşağı sayesinde. Yalnız biz yani y kuşağında yaratıcılık sıfırmış herhalde ya da ne kadar baskı ile büyütüldüysek artık ,bizim zamanımız buluş açısından baya zayıf..

Evet seminerden alabildiğim notlar böyleydi.Tabii ki çocuklara göre kesin bir doğru bulmak mümkün olmasa da ,en azından bazı sorunları atlatabilmek için güzel ip uçları edinmiş oldum .Size de faydası olmasını dilerim;)

ÖNCEKİ YAZI SONRAKİ YAZI

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HENÜZ YORUM YAPAN YOLMAMIŞ

  • Yanıtla asliaykan 9 Kasım 2013 at 17:35

    valla acayip güzel yazmişşin.gercekten cok yararlı. iyi ki gitmişsin iyi ki paylasmışsın

  • Yanıtla Nihal Baysal Koçer 10 Kasım 2013 at 04:09

    çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

  • Yanıtla Jou Jou 10 Kasım 2013 at 12:29

    Ellerinize sağlık Duygu Hanım… İyi ki geliyorsunuz etkinliklerimize… Paylaşımlarınızdan okuyunca daha da mutlu oluyoruz…

  • Yanıtla Ferdane çimen 10 Kasım 2013 at 20:45

    Harkulade olmus cancagizim hakikaten harika notlar almissin ve iyikide bizlerle paylasmissin cok cok onemli ip uclari ile dolu bir yazi olmus emegine saglik hayatim!
    Birde kucuk bir ilavem olucak sahsen kendi taktigim bizde oldukca ise yariyor. Me ma ekleri kullanmak yerine ornegin: havuzun kenarinda kosarsak havuza dusebiliriz annecimmm gel biz seninle surda kumda

  • Yanıtla Ferdane çimen 10 Kasım 2013 at 20:47

    Kosalim biz seninle cok eglenceli hadiiii!!! Diye biraz gaza getirme birazda neden sonuc iliskisi kurarak dogru seye yoneltmeye calisiyorum.

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 11 Kasım 2013 at 03:21

    çok sevindim teşekkürler canım 🙂

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 11 Kasım 2013 at 03:22

    Teşekkürler Nihal'cim..

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 11 Kasım 2013 at 03:22

    bende sizin seminerlerinize katılmaktan,sizlerle olmaktan çok mutlu oluyorum 🙂

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 11 Kasım 2013 at 03:23

    sağol canım buda güzel taktik;)

  • Yanıtla begüm öztürk 22 Kasım 2013 at 16:36

    çok güzel yazmışsın çok faydalı bunlar…

  • Yanıtla nihalmete 28 Kasım 2013 at 12:12

    çok çok teşekkürler paylaşımın için

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 29 Kasım 2013 at 06:45

    sağol canım 😉

  • Yanıtla duygu ayas özdamarlar 29 Kasım 2013 at 06:45

    ne demek bir faydası olduysa çok sevinirim 😉

  • Yanıtla Venüs Parlak 5 Nisan 2014 at 10:47

    Yazi bugun dikkatimi cekti, cok faydali seyler var, tesekkurler paylasim icin 🙂

  • Yanıtla duygubalca 6 Nisan 2014 at 17:29

    ben teşekkür ederim faydası olduğuna sevindim 🙂

  • Yanıtla Bir Anne 10 Ağustos 2015 at 14:57

    Ben de biraz geç oldu ama sonunda gördüm yazınızı:) Çok faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler paylaşım için…
    Sevgiler..
    Bana da beklerim:) biranneninseyirdefteri.blogspot.com

  • YANITLA