SEMİNER NOTLARI

SÜPER EBEVEYNLİK SENDROMU

Bazı insanları sadece dinlemek bile insana huzur verir ya Gül Hanımda benim için öyle..Ne zamandır kendisini dinleme fırsatım olmamıştı ama  sezonun son ve oldukça ilgimi çeken Süper ebeveyn Sendromu isimli seminerine katılmayı başardım.Bu seminerden notları sizlerle de paylaşmak istiyorum belki aranızda farkında olmadan bu sendroma girmiş olanlar vardır yani bende bazı belirtileri kendimde saptamadı değilim 🙂

Süper anne kimdir ? Çocuğuna hayır diyemeyen ,her istediğini yapan ama yine de kendini yetersiz sanan kişi..Peki süper ebeveyn  sendromunu yaşayan kişilerde görülen belirtiler nelerdir? Vücut eklem ağrısı,uyku kalitesi düşüklüğü,geçmeyen yorgunluk,midede şişlik,panik atak,3 aylık baş ağrısı,cinsel isteksizlik,halsizlik,bir işe başlayamama,unutkanlık,kendini tatmin ettiği şeyleri yapamama,çok sakin davranıp birden patlama,keşke şunu da yapsaydım diye hep bir pişmanlık duygusu (örneğin 1 yıl emzirir ama daha da emzirseydim diye suçluluk çeker)
Süper annenin eşi olan zavallı baba ise yediremez ,altını temizleyemez,parka götüremez gibi babalık rolünü dahi alamayan ve bu sendromdan en çok zarar gören kişidir.Anne her rolü kendi üstlenmeye kalktığı için baba ise hep yetersizlik duygusuyla arkaya itilmiştir.
Tabi tam tersi durumlarda var yani süper baba ve süper baba eşi zavallı anne
Süper baba kimdir? Genellikle çocukluğunda maddi,manevi yoksunluk çekmiş ,bu yüzden de çocuğumu ağlatamazsınız diyip ,aşırı ilgi gösteren ,eleştiriye kapalı olan ve anne rolünü çalan kişidir.
Bu tür ebeveynler çocuklarının hep önde olmasını ister.Bezi erkenden atsın ,erkenden yürüsün ,konuşsun ve hep en mükemmel onların çocukları olsun.Fakat bu ebeveynlerin çocukları her şeyi erkenden yapmaya zorlandıkları için ,erken büyüyen ve çocukluklarını yaşayamayan bireylerdir.Özellikle bu çocuklarda sınav kaygısı görülmektedir ve bu ebeveynler çocuklarını hep yanlarında istediklerinden  çocuklarda sıklıkla ayrılık anksiyetesi görülür. Çocuklara bir çok şey hazır sunulduğu ,onlara fırsat verilmediği için yaşam becerileri azalır ,hep istemeden her şeyi elde ettiği için minnet duygusu gelişmez ve küçük şeylerle mutlu olamaz ,empati kuramaz.Önemli olan çocuğa taht değil ,yaşam becerisi verebilmek.Örneğin çocuk masa olduğu için geçemiyorsa hemen masayı itip geçmesine engel olan şeyi ortadan kaldırdığımızda onun düşünme ,çözüm üretme yeteneğini engelliyoruz.
 
Süper ebeveynlerin evleri de oyuncakla doludur ,çocuğun isteyebileceği her şey vardır.Çocuk bir şeyi talep etmeden her şey sunulmaktadır. Peki bütün belirtiler yoksa bile ki eminim şu çocuk talep etmeden almak biz yeni nesil annelerin çoğunda var neler yapmalı ve neleri değiştirmeliyiz.
En başta çocuğumuza ve kendimize bakış açımızı değiştirmeliyiz.Mükemmel diye, en iyisi diye bir şey yok.Herkesin kendince en iyisi farklı.Hata yapabilmeliyiz.Örneğin bezini 10 dakika geç değiştirdik ,pişik olacak diye panik olmamalıyız,ya da o gün çocuk çok ağladı aman psikolojisi bozulacak diye kendimizi mahvetmemeliyiz ya da en basiti o gün canınız yemek yapmak istemedi sadece kahvaltı ederekte o günü geçiştirebilmeliyiz. Belki de ipin ucunu bırakmalıyız.Her şey mükemmel olacak diye uğraşırken çocuğumuzla geçireceğimiz zamanı kaybediyoruz.
Çocuklarımızın başarılarını da abartmamalıyız.Örneğin iki çizgi çizdi diye  harika ,süpersin demek yerine beğendim ,renkleri güzel kullanmışsın gibi daha basit ifadeler seçmeliyiz.Çünkü aşırı tepkiye alıştırdığımız çocuklar okula başlayıp gerçek hayatla karşılaştıklarında bir prens ya da prenses olmadıklarını görüp yıkılabiliyorlar.
Çocuklarımızı sürekli mutlu etmemiz mümkün değil ama mutsuzlukta çözüm bulmayı öğretebiliriz.Bu yüzden de onlarında hata yapıp ,kendi çözümlerini üretmelerine fırsat vermeliyiz.
Çocuklarımızı her şeyi mükemmel yaptıralım derken çelişkili mesajlar vermemeliyiz.Örneğin parkta oyuncağı paylaşmak istemeyip vurduğunda vurmak kötü diyip ,sonra sana vuran olursa sende vur kendini savun dediğimiz de çocuk farkı anlayamaz.Vurmak iyi mi kötü mü ayırt edemez.Oyüzden yaşı gereği paylaşmayı bilemiyorsa zamana bırakmalıyız.
Önceliklerimizi belirlemeliyiz yani neler eksik olursa sorun çıkar .Örneğin bu hafta temizlik yapmadım ama hayat devam ediyorsa bunu erteleyebiliriz.Mutlaka en az haftada 1 saati sadece kendimize ayırmalıyız.Kendimizi şarj edip  ne istiyorsak onu yapmalıyız.Yapabildiklerimiz için kendimizi tebrik etmeli,yapamadıklarımıza da gülebilmeliyiz. Aslında kısacası hayatımızı sadeleştirmeliyiz.
Gül Hanım semineri  hepimize ben mükemmel bir anneyim diyerek bitirtti.Eğer sizde bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız lütfen siz de kendinize mükemmel bir anne (ya da baba) olduğunuzu söyleyin çünkü hepimiz çocuklarımız için kendi elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.
Tekrar seminer için Jou Jou ve Gül Çelik’e çok teşekkürler..BEN MÜKEMMEL BİR ANNEYİM :))
ÖNCEKİ YAZI SONRAKİ YAZI

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HENÜZ YORUM YAPAN YOLMAMIŞ

  • Yanıtla Nihal Baysal Koçer 31 Mayıs 2015 at 01:25

    Ben de mükemmel bir anne yim : )))

  • Yanıtla duygubalca 31 Mayıs 2015 at 01:39

    hem de en mükemmelinden en sevdiklerimden 🙂

  • YANITLA