Kategori

AYLIK GELİŞİM

AYLIK GELİŞİM

33.-34. AYIMIZ

Bu ayları Balca’nın sendrom ayları olarak tarihe geçirmek istiyorum.Biz hiç 2 yaş sendromu yaşamadfık derken erken 4 yaş sendromuna girdik galiba.Hiç ağlamayan kızım bir ağlak çocuk örneği oldu.İşin kötüsü bu ağlamaların büyük çoğunluğu sokak kapısı önünde olunca bütün blok bizi dinliyor.Geçen komşumuz bile Balca’nın hiç sesini duymazdık korktuk, hasta mı diye sordu.Bir diğer komşumuz ise bu kriz anlarında oğluyla birlikte gelip Balca’yı sakinleştirmeye çalıştı.Aslında bu durum kendimi aklamam açısından da iyi oldu çünkü bu ağlamaları duyan insanlar kesin annesi eziyet yapıyor diye düşünüyordur bilseler eziyete maruz kalan benim 🙁

En beteri ise spor salonunda oldu.Bir söz var şu ara facede falan çok sık paylaşılıyor .Çocuğunuza verdiğiniz terbiyeyi insan içine çıkınca anlarsınız diye işte bu söz sendroma girmiş bir çocuğun annesine söylenmemeli çünkü ben  tam da o gün insan içinde yerin dibine girme duygusunu yaşadım.Gerçi halden anlayan anneler gelip biz de böyleydik üstüne gitmeyin oluyor deselerde,kendini merdivenlere atan Balca ile öylece kalakaldım.Konu ise sporun kreşinden onu aldıktan sonra kafede gidip oturmamızdı.Aslında kafeye gittik fakat hava çok rüzgarlı ve soğuktu bende bak hava kötü yemekte yemedik eve gidelim dediysem de dinletemedim.O kitaplar,seminerler ,alınan notlar hepsi kifayetsiz kaldı.Balca yerden yere kendini attı ve son çare kucaklayıp arabaya götürürken her yerim çizik içinde kaldı.Eve getirip eşime bizi karşıla iyi değiliz diyip,nasıl Balca’yı verdiğimi hatırlamıyorum :(Bir yarım saat eve giremedim çünkü bende o kadar sinirlendim ki uzak kalmak istedim ve nitekim gittiğimde de annemi istiyorum diye ağlamaya devam ediyordu.Beni görünce boynumu öpüp özür diledi çizdiği için.Daha sonra sakinleşince biraz konuştuk ama gerçekten bu bir cinnet anıydı sanırım yani yaşanması gerekiyordu ve yaşandı .Zaten o kadar ağlamaya erkenden uyudu.Yalnız ilk kez ceza verdim Balca’ya bir sonraki gün onu hiç dışarı çıkarmadım ve nedeninde dışarıda kurallarımıza uymaması olduğunu söyledim.Şimdilik bir daha böyle bir şey yaşamadık ama yaşamayacağız demek değil…

Tabii bu cinnet dışında bir çok güzel anımızda var .Mesela yorgunsun sana kitap okuyayım dinlen diyen,anneciğim ne güzel olmuşsun diye iltifat eden,benimle daimi bir yarış içinde olan , babasına masaj yapıp sonra kendinin sırtını saatlerce kaşıtan,tam bir bayan olma yolunda ayakkabılara şimdiden aşık olan  ve benim hiç böyle ayakkabım yok diyip kendini acındıran dünyalar tatlısı bir minikle günlerimiz geçiyor.

Bu ayları en iyi özetleyen şarkı ise HUYSUZ VE TATLI KADIN …Her halinle seviyoruz biz seni hem de çookk…

AYLIK GELİŞİM

31.-32. AYIMIZ

Tembellik mi kızımın büyüme hızına ayak uyduramamaktan mı bilemiyorum ama yine iki aylık sürecimizi bir arada yazıyorum:)

Bu aydan başlıklar:

Artık büyüme hayalleri kurup ,sesli olarak bunları dile getiriyorsun. Örneğin büyüyünce bende araba kullanacağım ama ben küçük bir araba alacağım ve sizi de gezdireceğim diyorsun fakat sonra paylaşma konusundaki başarısızlığın devreye giriyor ve yok arabam küçük sizi alamam diyorsun..

Esnafla ilişkilerin oldukça iyi:) Ananenden, bizim apartmana yürürken (arada üç blok var) adım başı güvenlik görevlisinden,apartman görevlilerine kadar herkesi tanıyıp selamlaşıyorsun ama arada bir de insanların yolunu kesip burdan geçemezsin diyorsun. İçindeki dengesizliği hayretle izlemekteyim..

Seninle bebek taklidi yaparak konuşanlar olursa bana dönüp neden konuşamıyor diyorsun ,tabii bende de hemen çevir kazı yanmasın düğmesi devreye giriyor:)Yok teyze konuşuyor ne dedi sor bakalım gibi sözcüklerle konuyu değiştiriyorum:)

Her sabah kalktığında ben evde olursam işe gidecek misin diye soruyorsun ve artık duygularını daha açık dile getirip sen işteyken seni çok özlüyorum diyorsun. Tabii benimde içim eriyip, bitiyor..

Babanı devamlı ispiyonluyorsun :)Anne bardağını yerine kaldırmamış, elma çöpünü atmamış gibi. Ben bu kadın dayanışmasından mutluyum ama baban için aynı şeyi söyleyemeyeceğim:)

Parkta elinde ojeli çocuklar görünce anne o büyümüş mü diye sorup ,beni bu konuda ikna etmeye çalışıyorsun ama yok bu konuda karalıyım oje daha yok 🙂

İltifat etmekte çok başarılısın bu ara kulağına hoş geldiğinden sanırım beğendiğin bir şey oldu mu muhteşem diyorsun 🙂

Bu ay içerisinde arkadaşlarından Beliz’in doğum günüydü. Sen de artık partilere gitmeye başladın tabii parti olunca senin dansların da baya ilgi görüyor..

İşte kısacası çılgınlıkların, gülücüklerin, sevginle bu ay da muhteşemdin Balca’m…

AYLIK GELİŞİM

29.-30. AYIMIZ

Artık hızına yetişemediğim minik böceğimin söylediklerini ve yaptıklarını not almazsam bir çoğunu unutup aylık yazılarıda toplu yazmak durumunda kalıyorum..Bu aydan inciler…

Anne kuşlar niye kakalarını sokağa yapmış,ne ayıp diyorsun sadece kuşlara değil kedi ve köpeklere de kızıyorsun.Hatta yoldan geçenlerde bu haline gülüp biz söyleriz bir daha yapmaz diyip seni sakinleştiriyorlar.Ben sokakta yaşıyorlar evleri yok  ,o yüzden yapmışlar diyince de üzülüp,acıyorsun..

Bir gün seni uyutmaya çalışırken,hadi artık kapat gözünü dememle (biraz sesimde yükselmişti)benimle insan gibi konuş diyerek dumur ettin beni:)

Ben ne giyersem sende aynısını giymek istiyorsun etekse etek,pantolonsa pantolon bu durum bazen yorucu olabiliyor.Ayrıca kazak giymekten nefret ediyor ve herşeyin etiketini kesmemi istiyorsun..

Neden ki diyerek her şeyi soruyor ama bazen aldığın cevapla yetinmeyip takılı plak gibi neden ki demeye devam ediyorsun:)

Alar mısın ,verer misin,geler misin diyerek henüz inceltme yapmıyorsun 🙂

Kapıya gelen kargo ya da kuryelere kumbarandan para vermek için can atıyorsun pek bonkörsün ama ortalıkta para görüncede hemen kumbarana götürüyorsun 🙂

Girdiğimiz her dükkanda bana bir şey alıyorsun yalnız ödemeyi yapacak ben olduğum için bu biraz sorun olabiliyor:)

Devamlı beni sevdiğini söylüyorsun ve ne güzel olmuşsun diyerek sık sık iltifat ediyrosun.Yani yine yaşama sevincim olmaya devam ediyorsun.

AYLIK GELİŞİM

28. AYIMIZ

28. ayımızda bitmiş bulunmakta .Peki gelelim bu ayın trendlerine :)Tütü etek ve kaval gündemimizi oluşturdu.Bu ay Balca eteğin yoksa dans edemezsin sloganı ile günün neredeyse 7-8 saatini evde tütü eteğini giyip dans ederek geçirdi ve danslarına eşlik eden teyzemizin hediyesi kavalıyla da kulaklarımızın pasını sildi!!Gerçi hakkını yememeliyim müziklere oldukça iyi uyum sağladı kavalı ile..
Diğer bir olay ise hayvanlarla olan sohbeti idi.Apartmanımızın önünde her dışarı çıktığımızda karşılaştığımız müdavin kedilere gün içinde yaptıklarını anlatarak ya da ben oyuncak almaya gidiyorum sen burda otur diyip gerekli talimatları vererek onlarla arasında bir bağ kurdu ama uzaktan :)Maalesef benim korkularım istemesemde etkilemiş olacak ki hala bir kediyi ya da köpeği okşamak istemiyor uzaktan bir sevgi besliyor aynı annesi gibi:(

Vee tabii taklitte sınır tanımamaya devam ediyor.En önemli rol model de ben olduğumdan olsa gerek benim taklitlerim en göze çarpanlar oluyor.Mesela birden,  kazaklarını düzgün koymamışsın diye babasına fırça çekebiliyor ,elektrik süpürgesi ile dolaşıp ayaklarımızı havaya kaldırtabiliyor tabii bu da babasının cephesinden birdiniz iki oldunuz şeklinde yorumlanıyor 🙂

Diğer bir ilginç gelişme ise parkta havuç yiyen bir çocuk gördükten sonra havuç yemeye başlamış olması oldu, bu  evde yemediklerini ana sınıfında çocukların nasıl yediğini anlamamı sağladı.Keşke hep güzel örnekler olsa ama maalesef bol bol cips ve çikolata ikramı yapılıyor dışarıda:(

Bu ayın sonların doğru ananemiz iki blok arkamıza taşınarak ev değişikliği yaptı .Aynı apartmanda otururken bu kısa mesafe  bile biran için bize uzak gelsede biliyoruz ki ananemiz nerde olursa olsun bizim yanımızda.Hatta Balca kahvaltısını edip geze geze ananeye gitmeyi asansörle bir kat aşağı inmeye tercih ediyor ,halinden pek memnun tek sorun ananesinin balkonuna salıncak aldırma isteği :)B
Bu ay içerisinde benim doğum günü kutlamalarım Balcanın favorisi oldu bolca mum üfleyip ,hediye aldı.Artık pabucum dama atıldı,doğum günüme bile ortak :)Ama ben bu ortağımı çoook seviyorum bütün ömrümü onla paylaşabilmeyi umuyorum…

  1.  
AYLIK GELİŞİM

27 AYLIĞIZ

Bir blog yazmaya karar verme nedenim Balca’ya hatıra bırakmak bunun için de onun gelişimini ,özel günlerimizi vs. yazmaktı.Fakat aktivite tutkumuz blogda da öne çıkınca ben gelişim yazılarını atlamış amacımdan uzaklaşmışım ..Bir ay atlayarak 25. aydan 27. aya geçerek Balca’dan haberlere devam ediyorum.

Bu ayki gündemimiz topuklu ayakkabı ve mikrofon aşkıydı:)Topuklu ayakkabı sevdası aylardan önce kendini belli etmişti fakat bu ay okuldan gelmemle ananesinin kapısının önünde bana ayakkabılarımı çıkartıp kendi evimize çıkana kadar benim ayakkabılarımla gelmesi işin boyutunu değiştirdi.Özellikle asansörde karşılaştığımız insanların benim elbise altı annemin terliklerini  ve Balcanın pijama altı benim topuklu ayakkabılarımı giydiği halimizi görünce ,akıl sağlığımdan ve anneliğimden şüphe ettiklerinden eminim :))Ama yapacak birşey yok ayakkabılarımı giymezse kendini yerden yere atan bir kızım var;)

Gelelim mikrofon olayına.Külümba evet yanlış duymadınız külümba isimli şarkısıyla evde ki her şeyi mikrofona çeviren Balca sonunda aldığımız mikrofonla hayallerine kavuştu.Normalde legolarla oynamaktan zevk almayan küçük hanım sırf mikrofon yapsın diye legolardan kule yapıyordu ya da evdeki kaşıkları mikrofon olarak kullanıyordu .Bilmiyorum bunlar bir şeyin habercisi mi artık ilerde göreceğiz.Tabii şarkımızdan bahsetmeden geçemeyeceğim devamlı külümbaaaa diye başlayıp hep aynı ezgiyle söylediği aslında iğrenç ama bizim çok sevdiğimiz bir şarkı,bizim evde yılın hiti:)

Vee bir diğer olayda artık her lafıma ne kadar dikkat etmem gerektiğini gösteren ölümü gör takıntısı:(( Aslında her dakika kullandığım bir laf değil ama sanırım farkında olmadan ısrar etme aşamalarımda bu lafı birilerine kullanmışım ki Balca’da ölümü gör demeye başladı ve işin kötüsü lafı gerçekten yapmak istemediğim şeyler için kullanıp ölümü gör yap ,diyor.Bu durum gerçekten canımı sıkıyor bir şekilde bunu unutturacağım ve artık iki kez düşünüp konuşacağım!!

Arkadaşları ile paylaşma konusunda az da olsa yol katettik.Bu ay içerisinde evimizde ağırladığı arkadaşları Beliz ve Ada’ya eskisinden iyi davrandı tabii yine itişip kakışmalar oldu ama buna da şükür 😉

Yemeklerden sonra eline sağlık anneciğim, hapşırınca çok yaşa diyen artık emir cümlesinden misin ,mısınlı cümlelere geçen Balca görgü kurallarını öğreniyor;)

Yemekten sonra tabağını kaldırması,oyuncaklarını tamamen olmasa da toplamaya başlaması.kendi su içtikten sonra mutlaka bana da su koyup getirmesi,birden gelip öpmesi bu ay beni benden alan davranışlardı.Her halinle,her gününle hayatımıza mutluluk katan güzel kızım iyi ki varsın…

AYLIK GELİŞİM

25 AYLIĞIZ

Bu aya Balca ve şarkıları damgasını vurdu.İngilizce,türkçe ve uydurduğu şarkılarla repertuvarını baya bir genişletti Balca hanım.İlk açılışı Denizde dalga,hoş geldin abla,eteğini kaldır ,rahat otur Balca dizeleriyle yapıp,Bir gün bir gün bir çocuk eve de gelmiş kimse yok ,açmış bakmış dolabı şekerde sanmış ilacı isimli şarkıyla programına devam etti.Şarkılarla bir ,temaya uygun hareketleri de yapmayı ihmal etmedi Balca hanım.Örneğin sakın sizde yapmayın derken ,işaret parmağını gözümüze sokarak gereken uyarıyı yaptı,ya da kıvrım kıvrım kıvranmış derken bir kıvrandı ki görmelisiniz.

Gelelim ingilizce repertuvarımıza ..Wheels on the bus isimli şarkı da ,korna çalıp,aşağı yukarı oturup kalkıp,bebek gibi ağlayıp gösterisine renk kattı.Birde özellikle all through the town derken yaptığı uzatma, detone ama telaffuz açısından oldukça başarılıydı…Bunun dışında twinkle twinkle little star ve happy birthday diğer şarkılarımız.

Slow bir şeyler isterseniz ninni hizmetimiz var ,yok biz hareketlenelim derseniz damat halayı şovu ile Balca karşınızda yine..

Şarkı dışında bir de uyarı mekanizması devreye girdi.Örneğin ben işe giderken arabalara dikkat et ,yavaş yürü gibi nutuklarla beni yolcu ediyor.Arada anne -çocuk yer değiştiriyoruz;)

Yani anlayacağınız şarkılar ,türküler eller havada bitirdik biz bu ayı:)

AYLIK GELİŞİM

2 YAŞINDAYIZ

Sendromunla,tuvalet eğitimiyle,memeden vazgeçip vazgeçmeme kararı ile,iyice açılan bir çene ile seni karşılıyoruz 2 yaş….

Bazen inanamasam da ,hala herkese benim de bir bebeğim var diye anlatsam da artık benim kızım bir birey olma yolunda baya hızlandı ..

2 yaşını da gayet neşeli bir çocuk olarak karşılamanın mutluluğu yanında arada girdiğin benim krizlerini sendroma bağlıyoruz.Paylaşma konusunda hiç yol kat edemedik:(Her şey senin…Neyse zamanla öğreneceksin ,umudum var…

Emzirme konusunda yoğun baskılara rağmen ne de olsa 2 yaş bir milat gibi kabul edildiğinden,biz senle hala ayrılmaya hazır değiliz…

2 yaşına girdiğin bu günlerde bende okulların kapalı olmasından ötürü tatildeyim ve bütün gün seninleyim kuzucuğum.Sen de bana tam bir yol arkadaşı oldun.Beraber iş yapıyoruz,oyun oynuyoruz en önemlisi muhabbet ediyoruz.Zaten seni en iyi anlayan benim 🙂 Örneğin sen kuçu kuçu dediğinde herkes köpek ararken ben senin çikolata istediğini biliyorum .Kesin bir yerde görmüş ve yalvarmaya başlamış oluyorsun.
Doğum günleri ise favorin her gün pasta kesip ,mum üflemeye hazırsın:)Kendi doğum gününde ise  heyecanından öğlen bile uyumadın …İlk kuaför ziyaretini de o gün yapmış oldun daha doğrusu kendin için ilk kez gitmiş oldun yoksa seni arabanda uyutup saçımı yaptırmışlığım var.Kokoş olma sinyallerin hızla yayılıyor.Her gün fırça elinde kuaföre gideceğim diyorsun.Kısacası o gün  mutluydun çoookkk.Ve umarım mutluluğun artarak devam etsin güzel kızım …
Hoş geldin 2 yaş…
Fotomuz özellikle gözlüklü çünkü bu gözlüğünü kaybetmiştik sen sonra çantanda buldun ve o gün bugündür gece bile gözlüğünü takıyorsun malın pek kıymetli:))
 

AYLIK GELİŞİM

22 AYLIĞIZ

Önceki aylarda yazacak çok şeyim oluyordu çünkü her aya özgü belli hareketler vardı fakat Balcam büyüdükçe hızına yetişemiyorum ve o kadar çok şey olunca hepsini hatırlayamıyorum.Artık neredeyse her gün yeni bir kelime hatta birkaç kelime ve cümle duyuyorum.Her gün yeni bir hareketimin taklidinin yapıldığını fark ediyorum gerçi en bombası lenslerimi takmaya çalışması oldu :)Sanırım gözlerin takılıp çıktığını düşünüyor 🙂

Yalnız geçen aylarda olduğu gibi bu ayda en büyük sorun yaşıtlarımızla ilişkimiz.Mümkün mü biri Balcanın oyuncağını alsın,ona ters baksın evet evet ters baksın  :)Çünkü hiçbir şey yokken bana baktın diyerek çocukların üstüne yürüyen bir kızım var ve özür dileyen bir ben var:( bu durumun geçici olacağını umarak çok sorun etmemeye çalışıyorum.Yalnız eve de bir yaşıt misafirimiz gelince hiç bir oyuncağını vermesin diye kendinden geçiyor 🙁 Bu ayki kurbanımız Belizciğim oldu maalesef:(

Bu ay Balca hanım doğum günü elbisesi için ilk terzi provasını yaptı.Arada fazla hareket edince batan iğnelere karşı acıdı dese de çok keyif aldı bu provadan.Terzi de bildiğimiz mesleklere eklendi hatta taklit ettiğimiz mesleklere:)

Bu ay içinde babaannemiz ve babamızın doğum günü olunca bolca mum üflemeli ve pastalı bir ay oldu .Ayrıca kuzenimizin dans gösterisi de bu ayki etkinliklerimizdendi.Balca zevkle izledi ablasını ve o sahnedeyken el sallayıp,alkışlayıp pek mutlu oldu.Ayrıca bu kuzucukların kaset gibi kayıt yapan hafızalarının şaşırttığı bir durumda oldu.Kuzeninin yani Bengisu ablasının kolundaki Atatürk imzasını görünce direk atatürk dedi ki önceden kimse söylememişti sanırım gördüğü posterleri bu şekilde kaydetmiş hafızaya.Aynı olayı birkaç gün önce Nehirimin annesi Yağmur teyzemizle konuşmuştuk demek ki doldurmak için epey yer olan taze beyinler bir çok detayı depoluyorlar..

Güneş gözlüklerimiz,eylemci ruhumuz ,tencere tava saatlerimiz,scooterımız,çantasız çıkmam modumuz,ay dedemiz,Alp dedemiz,bebek uyuyor sessiz ol triplerimiz,tuvaletimi lazımlığa yapsam mı yapmasam mı kararsızlığımız,bitmek bilmez sebil savaşlarımız, ara sıra anne kız tartışmalarımız,hayır cümlesini kullanmaya başlamasıyla sendrom geliyor mu acaba korkularımız,kokulara hassaslığımız bu ay ki başlıklarımızdı.Hoş geldin 23 . ay ve az kaldın 2 yaş:))

AYLIK GELİŞİM

21 AYLIĞIZ

Bu ayı rutin olarak 4ayda bir gerçekleştirdiğimiz doktor kontrolümüzle karşıladık.Kontrolde ayımıza göre gelişimimiz ve diğer her şey yolundaydı.Fakat yolundan sapmış olan kilolarımız vardı:))Bu 3 ay biraz fazla kilo almışız ki benim gibi yesin diye her tür şebekliği yapan hatta bazen çığırından çıkabilen bir anne için ilginç bir gelişme oldu.Her zaman boy ve kilo en üst persentildeydik ama doktorumuz bu ay itibari ile biraz dikkat etmemizi istedi.Gerçekten Balca çok iştahlı değil ben belki çok peşine düşüyorum yesin diye bir de  kesinlikle hala sütümün de kilo aldırdığı kanısındayım neyse dikkat ediyoruz bakalım zaten yaz gelip askılıları giyince çok sıkıştırılır olduk dışarıda, bu yüzden markete yürüyemez haldeyiz :)Balcacığım,umarım ilerde tombik bir kız olup anne bak bunun nedeni senmişsin demezsin bunları okuyup:)

Ayrıca meningokok aşısını sordum doktorumuza .Yurtdışında uygulanan fakat Türkiye’ye yeni gelmiş özel bir aşı .Menenjitinin farklı bir türü içinmiş ve  2yaş altında 2 doz ,2 yaş üstünde tek doz vuruluyormuş biz de 2 yaşı bekliyoruz.

Bu ay ilk balığımız yani nam-ı değer japon bon bona veda etmek zorunda kaldık.Ne oldu bilmiyorum bir gece suyun dibine çöktü ve kurtaramadık.Ben çok etkilendim sanırım evde hayvan beslemek bana göre değil.Fakat Balca anlamasın diye babamız hemen gidip yeni bir balık aldı.Sağ olsun bon bona çok benzeyen bir balık almış!!!Bon bon turuncu, yeni balığımız beta lacivert olunca  Balca bon bonu sordu bende o yüzmeye gitti bu da kız kardeşi dedim:))Tekrar bu kadar benzer bir balık aldığı için babamızı tebrik ediyorum.

Balca da durumlar ise aynı …Çenemiz git gide açılmakta ,dansımız iyice kıvraklaşmakta,oyuncak için her tür kavga girişimimiz devam etmekte.

Bu ay havalar ısınıp havuz keyfi yapmaya başlayınca bir süreliğine oyun gurubumuza ara verdik.Gruptaki tek kız olduğumuz için ilgi çoktu vedamız zor oldu ama Eylül de döneceğiz arkadaşlarımıza:)

Havuz keyfi demişken bunu ayrı bir yazıda anlatacağım ama Balca hep simitle yüzdüğü için kollukla yüzmekte biraz korktu.Fakat mayosu ve bonesiyle süperdi:)

Gece yatarken kitap okuma alışkanlığımız artık yer etti tabii kitaplardan biri mutlaka Bebek koala :)artık ben ezbere okuyorum..

Eşyalarını kendi taşımakta çok ısrarcı Balca hanım tabii birde çantasız çıkmam olayı var aynı anne taklidi yani nereye gitsek çantada bizle.Bilezikler takılmaya da başlandı izin versem ojede sürmekte ısrarlı ama daha benden izin çıkmadı..

Sağlıkla bir ay daha geçirmenin mutluluğu ile 21. ayımızı bitirdik…

AYLIK GELİŞİM

20 AYLIĞIZ

20 . ayımızla baharı karşıladık.Gezmelerimizin arttığı ,havaların arada bir bahardan kalma, arada bir kışa döndüğü günlerle geçirdik bu ayı..

Balca için pembe bir aydı.Bütün pembeleri gösterip hep pembe giyinmek isteyen tam bir kız çocuğu oldu.Bakalım diğer renkleri de söylemeyi öğrenince pembe aşkı bitecek diye umuyorum..

Artık bol bol şarkı  ve tekerleme söyleyen bir minik var evde.Sinirlenince Allah allah diyip postayı koyup arkasına bakmadan olay yerinde uzaklaşan bir cadı da var aynı zamanda.Ama ayın en önemli etkinliği davul çalmamız.Önceden de davulumuz vardı fakat bu ay içinde yaptığımız Şirince gezisi(ki bu ayın en güzel gezisi idi Özlem teyzoşumuz,Işık halamız ve Oktay dedemiz ile) sırasında da davul alınca bu davulla bir coştu Balca .Çalmaktan hoşlandığı şarkı ise tin tin tini mini hanım :))

Ev işlerinden favorisi ise yeni aldığımız çamaşır seti sayesinde ütü yapmak.Evde bulduğu ne varsa ütü masasına götürüp gerekli bakımı yapıyor.Diğer bir sevdiği iş ise bebeklerinin altını açmak ama bunu yaparken bütün mendil kutusunu boşalttığı için anneden bir çok ikaz almışlığı var.Tabii bu alt açma sırasında aynen anne ve anane taklit edilmekte:)

Kelime sayısı artmakta ,merdivene kendi başına inip çıkabilmekte yani bizim tini mini hanım hızla büyümekte:)