Kategori

AYLIK GELİŞİM

AYLIK GELİŞİM

19 AYLIĞIZ

19 Ayyyyyyyyyyyyyyyyyy ….Giriş cümlemiz bu ayımızı özetlemek amaçlı çünkü bu ay Balca sesini açma çalışması yaptığından mı,erken sendrom belirtisi gösterdiğinden mi ,sesini tanımaya başladığından mı yoksa sırf bana inadından mı bilinmez bağırmaktan zevk alır oldu.Yanında dursam dahi anneeee diye bağırıp,kulaklarımı ve sinir kat sayımı kontrol etmekte.Markete gittiğimizde bütün bakışları üstümüze çekmekte olan kızımın bu huyu umarım bu ayla birlikte son bulur.

Bu ayın diğer gelişmesi ise kızımın ilk minik hayranıyla karşılaşması oldu ve bu karşılaşma trambolinde gerçekleşti.Balca daha tam olarak zıplamayı çözemediğinden trambolinde göbeğinin üstünde oradan oraya zıplarken minik yakışıklıda Balca’nın yanına yatıp onu öpüyordu:)Sonra Balca’ya küçüksün sen diyip sevip durdu Balca da küçük küçük diye karşılık verdi ama sonra hain anne kızını trambolinden alınca,minik yakışıklı Balca çığlıkları attı ama annenin de yapacak bir şeyi yoktu zıplamaktan yorulmuştu 🙂

Bu ay baba kız arasında soğuk savaşlar yaşamıyor değiliz :)Balca’nın insanlara olan sevgisinden ötürü babamız kızının başkalarını görünce kendini ihmal etiğini düşünüp tavır yapmakta ama neyse ki baba-kız aşkından ötürü bu dargınlıklar çabuk geçmekte..(evde iki çocuk var…)Birde baba-kız yeni bir sorumlulukları var :)Ailemizin en yeni japon üyesi bon bon isimli (isim annemiz teyzemiz) balığımızı beslemek.Gerçi sabah beslemelerini anneanne ile akşamı ise baba ile yapıyorlar.Balca görevine çok sadık biz unutsak o gidip gösteriyor ama ikisi yalnız kalsalar Balca balığı sudan çıkarmak için can atıyor yani balık bizim evde yaşam mücadelesi veriyor:)

Kelime sayımız artmaya devam etmekte ama hala Çocuk gel dışında iki kelimeli pek bir cümleye geçiş yapılmamakta.Fakat müziğe ve dansa ilgimiz had safhada ,yeni dans figürlerimizle görenleri kendimize hayran bırakmaktayız:)Hatta eve her geleni müzik setinin yanına çekip oynamaktayız ..

Vee en güzel gelişme artık çekirdek ailemiz akşam yemeklerinde masada buluşabiliyor:)Balca da bizimle yemek yiyiyor hatta kendi yiyiyor gerçi tabii masanın son görüntüsü orada pek insan yemek yemiş gibi olmuyor ama yapacak bir şey yok 🙂

Tabii birde oyun grubumuz var artık sosyalleşiyoruz  bu konuyla ilgili gelişmelerimizi de ayrıca yazıyorum..

Ayın son günlerini ise çok güzel bir tatille sonlandırdık ..Babaanne,dede,anneanne,dede,hala,enişte,kuzen ve Balca’nın bir arada olduğu iki günlük bir tatilimiz oldu.Tabii Balca sevgi ve ilgi yoğunluğundan mutluluktan uçmaktaydı.Allah herkesi sevdikleriyle,ailesiyle bir arada yaşatsın.Bu arada bu tatil bana eskilerin neden çok çocuk yaptığını anlattı .Tabii bütün aile bir arada yaşayınca anneye pek bir iş düşmüyor böyle olsa herkes düşünür 2-3 çocuğu örneğin ben ilk kez bir tatilde masada oturup yemek yedim:))
Bu aylık da bu kadar her zamanki gibi birkaç foto ile yazımızı sonlandırıyoruz…

 
 
 
AYLIK GELİŞİM

18 AYLIĞIZ

Geçen aya göre dişlerimizin bizi daha rahat bıraktığı daha neşeli bir ay geçirdik.Birtek aşımız biraz ağlamamıza neden oldu ama kısa sürdü.

Bu ayın en önemli olayı Balca’nın artık elektrik süpürgesinden korkmuyor olması hatta evi onun temizliyor olması.Yani şimdide elinden almaya çalışıyorum bir denge kuramadık :)Sebil ile olan sıkı dostluğu ise tam gaz devam etmekte 🙁

Ayrıca taklit konusunda artık baya hızlıyız.Geçen dolabın altına bir şey kaçıp yetişemeyince bıçakla iterek aldım.Hemen arkamdan (bıçakları ellemesi yasak diye) çekmeceden kaşık alıp yere eğildi 🙂

Artık kelime sayımız hızla artsada konuşuyor sayılmayız.Fakat anlamadığımız bir şey yok gibi.Annemle Balca’nın ayakları kocaman diye konuşurken dönüp ayaklarını incelemeye başladı ,anladı ve biraz alındı galiba:) Artık daha dikkatli olmalıyız..

Bol müzikalle geçirdiğimiz bu ayın son gününü de babasıyla Alice Harikalar Diyarında müzikaline giderek kapattı Balca hanım.Yalnız müzikal uzmanı babamız oyunu üçüncü sınıf ve çok sıkıcı bulmuş ,sanırım kendisi Hamlet falan bekliyordu ama olmadı..Önemli olan Balca’nın oyunu sonuna kadar izlemesi sık gidişlerin faydası oldu galiba.

Bu ayın edinilmiş kötü alışkanlığı ise zil çalma .Ben ayakkabılarımı giyerken koşar adım gidip yan komşunun kapısını alacaklı modunda çalıyor.Sağ olsun şeker komşularımız gayet güler yüzle karşıladı ama bundan sonra kapı açarlar mı bilmiyorum:)

Önemli bir gelişmede artık kaşık kullanımında fena sayılmayız bazı şeyleri kendimiz yiyebiliyoruz ki ben bu konuda çokta fırsat vermedim ama aktarma çalışmalarının faydasını görüyoruz galiba.

Kısacası artık 1,5 yaşındayız ama Balca’ya sorarsanız o üç yaşında:)

AYLIK GELİŞİM

17 AYLIĞIZ

17. ay bittin ama pek sevemedik biz seni çünkü hatıralarımıza ilk kez hastalıkla tanışıp,ilk kez antibiyotik içtiğimiz ay olarak geçtin.Gerçi Allaha şükür çabuk atlattık.Orta kulak iltihabı olmuş pamuğum, ama bize derdini anlatana kadar çok çekti Balcam.Birden geceleri uyumamaya başladı daha doğrusu 10 gibi uyuyup 12 de kalkmaya ve sanki gündüzmüş gibi oyun oynamaya başladı.Sabah 7 ye kadar oturduk.Tabii 3 gece bu şekilde devam eden performansı sonucunda babası da bende pek sevgi dolu bakamaz olmuştuk Balca’ya.Niye uyumaz bu çocuk,gecesi gündüzüne karıştı,al işte aynı sana benzedi(iyi huylar babaya kötü huylar anneye),baktım böyle olmayacak bir doktora gidelim dedim:))Ve ne duyalım hastaymış benim kuzum bu da yetmiyor bizde tavır yapıyoruz ona.Doktorumuz bile çok sancılı olur kulak iltihabı iyi ağlamamış dedi gerçekten ağrı eşi yüksek Balca’nın bunu bir kez daha anladım ama bizimde hastalığı anlama eşiğimiz düşükmüş onu da anlamış oldum.İlk çok dert ettim antibiyotik mi içecek aman aman..Doktorumuzda yılda 3-4 kereden fazla olursa böbrekleri yorabilir ama daha bu aya gelmiş ilk kez içiyor hiç bir sorun yok diyince başladık ilaca.Neyse ki yan etkisi olmadan 1 haftada atlattık ..Kimseye hastalık vermesin hele ki minnoşlara hiç…

Gelelim diğer gelişmelere: Bu ay Balca ve evdeki sebil arasında çok sıkı bir ilişki yaşandı ve hala yaşanmakta.Kendisi artık düğmeye basma olayını çözünce elini orada yıkamaya başladı.Suyunu doldurmaya,arada gidip kaşıkla su içmeye ve bazen banyo yapmaya kadar vardırdı bu eylemlerini.Saçlarına su ile şekil vermeler ,ayaklarına su atmalar ve anneden azar işitip oralı olmamalar…Hala bu konu çözümsüzlüğünü korumakta ama sanırım sonunda sebili bir odaya kilitleyerek çözüm bulacağım çünkü artık evin içinde dolaşan sudan çıkmış Balca formatından sıkılmış bulunmaktayım:)

Bu arada bu ay iki kelimeyi birleştirdi Balca ama ortaya çıkan sonuç biraz garip .Kelimeler şu şekilde:ANNE DEDİM:)) yani ben mi bir şeyleri anlamıyorum da bir daha anne dedim diye belirtiyor ya da sebil azarları sırasında Balca dedim diyen anneye aklınca o da misillememi yapıyor bilemiyorum:)

Bir de atımız oldu bu ay bir kulağına basınca kovboy müziği çalan 🙂 ilk kuyruğunu oynatıyor diye pek hoşlanmadı attan şimdi ise devamlı atın tepesinde ya da bebekleri atın tepesinde..

Oyunlar ,attalar derken bu ay da bitti.Yine birkaç fotomuz var birisi de doktor muayenemizden..Sağlıklı aylara

.

AYLIK GELİŞİM

16 AYLIĞIZ

Sabaha karşı 4 de uykusu kaçan ve tam da 16. ayımızı doldurmuşken yazı yazmaya karar veren anne bu ayki belli başlı olayları paylaşacaktır bu yazıda.Giriş de yapıldığına göre gözlerim kapanmadan hemen anlatayım bu ayımızı.

İlk olarak ne zamandır aklımda olan 1 yaş göz kontrolümüzü bu ay gerçekleştirdik.Bir damla ve yarım saatlik bekleyiş sonunda bir problem olmamasına sevinip ,bütün muayehaneyi altına üstüne getirdikten sonra mutlu ve huzurlu olarak doktordan ayrıldık.

Bu ay bence en ilginç ve komik gelişmemiz ise Balca ve gölgesi arasındaki ilişkisiydi.Artık havalar erken  karardığından parka gitme seansımız 5 e sarktığı bir gün Balca birden garip hareketler yapmaya başladı.Önce çevredekilerde dahil bizde anlayamadık.Devamlı yere bakıp kaçıyor,sonra ayağıyla bir şeyleri ezmeye çalışıp başaramayınca ağlayıp,kucağa gelmek istiyordu.O zaman anladık ki Balca gölgesiyle tanışmış fakat pek de memnun olmamıştı.Önce bu duruma pek güldüm ama evde de parkede gölgesini görüp kucak istemeye başlayınca anladım ki gölgesiyle Balca’yı kaynaştırmalıyım.Baya bir anlattım o da sensin annecim diye ,kendi gölgemle el salladım,gölge oyunları oynattım ve sonuç başarılı artık gölgesine el sallayan bir kızım var:).Bu ay korkularımızı yenme ayımızdı.Balca’nın başlarda sevip sonradan düşman olduğu bir elektrik süpürgesi var .Nerde görse vuu diyip kaçıyor ve bu durumda ben süpürge tutmak için  babamızın gelmesini bekliyorum.Gerçi hoş babamız bu durumdan çok memnun çünkü Balcanın kıpırdamadan kucağında oturduğu tek saniyeler bunlar.Ama gecenin 10 unda süpürge tutan ben ve sanırım komşular pek memnun değil.Bu yüzden bizde oyuncak süpürge aldık ve şimdilik ona alıştı Balca.Baya da iyi çalışıyor gerçekten o da etrafı temizliyor böyle giderse aynı anda temizlik yapabileceğiz hedef bu.

Veee artık bu ay Balca bayan olma belirtilerini göstermeye başladı.Tipik kız hareketleri :anne terliklerini giyme,yüzüklerini eline takıp Barış Manço gibi evin içinde gezme ,koku koku diyip parfümlerimi sıkma,makyaj yaparken pür dikkat izleme yani artık evde iki bayan var:)

Kelime sayılarımızda da artış oldu  adın ne diyince Balca diyor ve guygu diyerek beni de tanıtıyor.Bir de şarkı söyle diyince güzel sesiyle başlıyor mırıldanmaya tür klasik müzik anlayana 🙂 Sadece şarkı söylemiyoruz bir de Gangman style dansı da yapıyoruz.Yemek yedirmek için bir ara bu klibi izletince küçük hanım dansı da kapmış hop diyerek başlıyor dansa:)

Bu ay içinde dedesi ve benim doğum günüm olunca bol kutlamalı  bir ay geçirdik.ama kendi doğum gününden bu yana ne kadar büyüdüğünü  (yani 3 ay içinde) bir kez daha anladım.Kendi doğum gününde pasta ve mumlar çok ilgisini çekmemişti şimdi ise yaklaşık 10 kez mum söndürüp iyiki doğdun Balca diye bağırıyoruz yani ne zaman isterseniz zevkle doğum günlerinizi bizde kutlayabiliriz ama bir şartla mumlar Balca’nın:)

Uykum gelir ,gözler kapanır sabah 5 olur ve yazı birkaç fotoyla son bulur:)

 
 

AYLIK GELİŞİM, GEZMELERİMİZ

15 AYLIĞIZ

Bir ayımız daha bitti.İnsan o küçücük meleğin gün geçtikçe bebeklikten çocukluğa geçişini izleyerek mutlu olduğu gibi,bazen de ne çabuk geçiyor diyip o bebek kokusunu özlemeye başlıyor .Tabii yemeyip uyumadığı anlarda özlem yerini bir an önce büyüsün duygularına bırakıyor:) Sanırım annelik içinde biraz dengesizlik barındıran inişli çıkışlı bir duygu ama her şekilde en güzel DUYGU..

Gelelim bu ay ki gelişmelere.Bu ay adım adım dergisinin konusu mutfak eşyalarıydı.Fakat Balca bu konuda çoktan master yaptığı için pek bir öğretme çabam olmadı.Mütemadiyen tencere tava dışarıda olan bir mutfağımız var artık.Her dolaba kilit koymadım hani kitaplarda deniyor ya mutlaka çocuğun kurcalayabileceği bir dolap ayırın diye ben biraz fazla ayırmışım galiba…

Bu ay Pepe ile tanıştık 🙂 Yemek yeme seanslarımız da pepenin şarkılarını dinliyoruz.Benim de repertuvarımda bu şarkılar yerini aldı.(bu kadar dinlemeye içim bayıldı ama yapacak bir şey yok sırf Balca o sayede yemek yiyor diye Pepeye ayrı bir sempati bile oluştu bende)Bir de arada kaçamaklarla izlediği reklamlardan Pınar’ın son reklamı favorimiz .Büyüdüm büyüdüm diyerek o müziği duyduğunda her koşulda oynamaya başlıyor Balca hanım..

Artık yaşınızı sorduğunda cevap alabiliyorsunuz.Yani kısacası işine gelen herşeyi anlıyor artık minik kuzum fakat hala daha hayır dendiğinde geri çekilse de 5 dakika sonra gidip istediğini yapıyor.Umudum biraz daha büyüyünce anlayacak olması yönünde:)Ayrıca bu ay itibari ile bebekler oyuncakları nasıl kullanacaklarını ,aralarındaki kullanım farklarını anlarlarmış.Balca oyuncak kullanımı çözmüş olsa da bebeğinin pusetiyle evin içinde kendi geziyor olması ayrı bir durum oluyor 🙂

Bir de karma aşımız vardı bu ay .Yine ağlayarak geçti tabii ki aşı seansımız hatta artık sağlık ocağına gittiğimizde bile başlıyor huzursuzlaşmaya .O çılgın Balca bir kuzu oluyor anında.Gün içinde arada bir götürsem mi acaba?

Bu aya bir de tatil ekledik.Anneler sözlüğünde tatil topluluk içinde herkesin dinlendiği annenin 2 kat daha fazla yorulduğu süreç olarak adlandırılıyor.Çok da doğru …Fakat bunu bilmeme rağmen tatil için en çok heyecanlanan ,plan yapan bendim ev halkı içinde demek ki hala umudum var:)Biz çok uzun yol gitmeyelim diye İzmir’e en yakın yer düşüncesiyle ilk tatilimizi Çeşme’de yapmışken 2.tatilimizi tesadüfler sonucu Bari,Katakolon,Venedik,Dubrovnik’i içine alan 7 günlük bir gemi seyahati yaparken  bulduk kendimizi.Tezatlığın bu kadarı! ama yer mekan fark etmiyor anne her yerde anne tatil de koşuşturmaca:) Tatilin Balcalı kısmıyla ilgili notları ise şöyle:

1)Ecza deposu gibi yola çıkan ben Allahtan hiçbirini kullanmama gerek kalmadan geri döndüm.Seyahat de farklı yerler var diye bikiniden paltoya herşeyi alan ben hem iyi yapmışım hepsini giydirdim diyerek içimi rahatlatsam da gerçeğin böyle olmadığını kendime bile itiraf edemedim şu ana kadar:)Gerçekten valiz hazırlamayı bilmiyorum bunu özellikle çocuklu yabancıları görünce daha iyi anladım:(

2)Oradaki yemekleri bilemediğim için hazır mama aldım yanıma ama hepsini döktüm demek ki Balca hazır mama yemiyormuş ve bulduklarımı yedirdim.Sonuç tatile çıkıyorsan rahat olacaksın.Çocuk bir hafta açlıktan ölmüyor ne bulursan yedireceksin .Gel gör ki yine de içim içimi yedi 🙂 Ama olsun biraz rahat olmayı öğrenmeye başladım..

3)Mini klüp için 3 yaş üstü olmak gerekiyordu ama bizde anne baba eşliğinde katıldık.Gerçi Balca bir tarafta, diğer çocuklar bir taraftaydı en azından onların oyununu bozmadı:)

4)Odanın balkonundan komşularla ilişkisi oldukça iyiydi Balca’nın.Zaten çocuk olunca birden herkesle tanışık oluyorsun ..Onun sayesinde komşularımızın badem ceviz ikramlarından bizde faydalandık:)Asansörde de  her gördüğü erkeğin omuzuna vurup dede diye seslendi.

5)Tatil süresince dil karmaşası yaşadı Balca .Tam türkçeyi çözmek üzereyken birden söyledikleri anlamsızlaştı o kadar farklı dil duyunca o da kendi dilini yaratmaya karar verdi sanırsam:)Ama tek unutmadığı anneydi mutlaka en olmadık yerlerde bile anne çığlığını duyduğum bebiş benimkiydi:)

Bu ayki son etkinliğimiz ise halamız ve kuzenimizle gittiğimiz Pamuk prenses müzikali oldu.Ben girerken 10 dakika süre vermiştim Balca için .Fakat benim kızım bir bale aşığımış da haberim yokmuş.35 dakika boyunca oyunu izleyebildik ve çok da eğlendik.Bundan sonra bu etkinliklere katılabiliriz.Bir de korkum gürültü yapar rahatsız edersek diyeydi ama çocuk tiyatrolarına gidiyorsanız böyle bir korkuya gerek yok.Tabii bu arada salondaki en küçük bizdik.Herkes aa bebek gelmiş tiyatroya diyip durdu ama o bebek de onlar gibi her sahneyi alkışlayıp saygıyla izledi oyunu:))

Bu aylık maceralarımız bu kadar…


AYLIK GELİŞİM

14 AYLIĞIZ

14.ayımızdan ve yeni maceralarımızdan merhaba:)Bu ay Balca baya hamarat oldu artık bulaşık makinesini boşaltmak onun görevi yalnız biraz fazla seri çalıştığı için makineden bulaşığı alıp bana uzatmasına yetişemediğimden önce bulaşıkları bankoya dizip sonra transfer yapıyorum yani ben biraz çalışmalıyım 🙂 Ayrıca bezini de artık gidip çöpe atıyor benim kızım, fakat olaki peşinden gitmezsem o bezi mıncıklayıp içini açmak için sabırsızlanıyor.Bunun dışında yeni oyuncağımız evin anahtarı boyu yettiğinde Balca’yı evde bulana aşk olsun..Aa bide bu ay ki yeni hareketimiz de vay başıma gelenler:)Vay başıma gelenler diyince iki eliyle başına vurmaya başlıyor .14 aydır ne dolduysa artık ,çok dertli çok  🙂

Bu ay bir de sevimsiz konuklarımız vardı malum azı dişlerimiz..Dişlerimin kıymetini daha iyi anladım meğer ne uğraşıyormuş insan diş çıkarmak için.Diğer dişlerimiz rahattı fakat azı dişleri burun akıntısı yaptı ve nerdeyse nefes alamaz bir haldeydi pamuğum.Tabii ananemizi bu akıntının dişten olduğuna inandıramadık.Gün aşırı,parkta mı üşüttü acaba,çorapsız gezip taşa basıyor üşüttü mü ki ve benzeri sorularıyla canım annem şüphelerini dile getiriyordu.Sorarsanız ,size hala Balca gripti diyebilir:)) Yalnız bu arada bizde annemle çok iyi bir burun çekme ekibi olduk.Ben serum fizyolojik damlatıyorum annem aspiratörle çekiyor tabii bu arada Balca onu boğuyormuşuz gibi ağlayıp tepiniyor hatta bu bazen gece yarısı bile oluyor.Hep alt komşu gelip siz bu çocuğa bakamıyorsunuz çok ağlıyor verin lütfen diyecek korkusuyla yaşadım bu ay.Gerçekten canımızdan can çıktı  o burnu açana kadar.Ama her eve bir otribebe aspiratör lazım .Eğer olmasa o minnacık burna dolan onca akıntı nolurdu bilmem.Bu arada doktorumuz da ağlasa bile o burun çekilecek dedi yoksa orta kulak iltihabına neden olurmuş.Neyse ki atlattık hala daha nedeni tam belli olmayan akıntımızı:)Bir de coldmix çok işe yaradı yani aslına bakılırsa bizim çocukluğumuzun vicksinin modern hali oluyor coldmix.Anneciğim daha ik günden vicks sürelim dedi ama ben üstün bilgilerimle olmaz tehlikeli,yasak diye sıralayıp olayı kapadım .Çok değil iki gün sonra gidip yeni moda vicksimizi gidip aldım ve bak anne nasıl işe yaradı dedim..Zamane bilmiş annesiyle deneyimli ama bu yeni moda çocuk büyütme yöntemiyle canından bezmiş anane diyaloglarımızdan bir örnekti bu :)Sonuç  ne her zaman ki gibi tecrübe haklı çıkıyor ..İyiki varsın ananemiz..(not: bu ayki doktor kontrolümüzde,doktorumuz  kesinlikle vicks ve türevlerini kullanmayın dedi .Mentol alerji yapıp ,bebekleri irrite edebiliyormuş hatta ölümle sonuçlanan durumlar bile olmuş.Coldmixin içinde mentol yok bize de çok iyi geldi ama bilemedim ….)

Bu ayki gezmelerimizden birinde İzmir’de ilk kez düzenlenen anne çocuk şenliğine gittik.Ama anladık ki biz hala bebeğiz :))Çünkü aktiviteler bizi aştı..Örneğin tam gittiğimizde diş taraması yapılıyordu ama bizim taratacak sadece 8 dişimiz vardı ve bizde öylece baktık.Sonra da herkesin elindeki balona saldıran Balcayla  mücadele edip şenliğe noktayı koydum.Ama umarım devam eder bu şenlik çocuk olduğumuz da yine gideceğiz.. Baba kız gezmelerinde ise evcil hayvan fuarına gitti bizim ikili.

Ayrıca bu ay hedefimiz meyve ve sebzeleri öğrenmekti.Hatta bunun için mini bir buzdolabı aldık.İlk yumurtayı öğrendik fakat  kucağımdayken gerçek buzdolabında da yumurtayı kapıp bana göstermeye çalışınca kısa süreli bir panik yaşadık:)Hayvan alemimize  ise bu ay at eklendi.Atlar napıyor diyince dıgıdık dıgıdık gidiyor kuzucuğum..
İşte bu ayımızda böyle geçti.Darısı sağlıkla nice aylara.Bu ay ki maceralarımızdan da  birkaç fotomuz var …

AYLIK GELİŞİM

13 AYLIĞIZ

1 yaş bir dönüm noktasıymış galiba …Çünkü artık minik kuzum her geçen gün bebeklikten çıkıp bana arkadaş olma yolunda hızlı adımlar atıyor.Gün ve gün tepkileri artıyor,işine gelen emir cümlelerini anlayıp yerine getiriyor ve en güzeli sarılıp öpüyor!!! o an işte dünyalar benim oluyor:))Bir de tabii dünyanın başıma yıkıldığı anlar var 🙁 Hala daha yeme konusu düzene oturmadı.Bazı günler gayet iyi yerken bazı günler kabusa dönüyor sanırım bu da şu meşhur diş sorunsalından kaynaklanıyor.Ama ÇOOOK bilinçli anne ben yemek yedirme pahasına doktorumuza ve okuduğum kitaplara inat yemek saatinde televizyon açar oldum.Konu yemek olunca annede mantık devre dışı 🙁 Gerçi bu olumsuz kısımlar dışında keyfi yerindeyse her yemeği yiyebiliyor en azından çiğneme sorununu 8 dişimizle aşmış bulunmaktayız..

Bir de artık oyuncaklara ilgimiz artmış durumda çok uzun süreli olmasa da daha bilinçli bir şekilde oyuncaklarıyla ilgileniyor.Hatta yine boşuna almışız dediğim playskool neşeli fil baya bir oyalıyor kızımı bir de dans ettiriyor o bileklerini kıvırma çabası görülmeye değer:) Ayrıca artık davul da çalıyoruz yani evdeki sükuneti siz düşünün artık.Veee kitaplar ..Ne zamandır kızıma kitap okuyacağım günleri bekliyordum artık kendisi gidip kitap sepetinden kitap getirip okumamı istiyor tabii hikayeyi bitiremiyoruz ama dokun hisset türünde (ilk kelimelerim-pearson yayıncılık),yavru hayvanlar (doğan egmont),fisher price little people çiftliğim ve bebek koala serileri en çok ilgimizi çeken kitaplar,bir de kalınlık sayesinde yırtamadığımız kitaplar:) Tabii bir de dokuz aydan beri takip ettiğimiz Adım adım yayınlarımız.Her aktiviteyi yapamasak ta en azından nelere ilgisini çekeceğim konusunda yol gösterici oluyor..

Evde vakit geçirme konusunda ise hala çok başarılı değiliz.Önce  montessori etkinliğine bilinçsiz bir giriş yapıp kaşıkla aktarma çalışması yaptık.Ama sonra sağ olsun nurtinin bana kattığı yardımcı annelerden Elfana sayesinde yanlış yaptığımı anlayıp bu işi düzgünce öğrenmeye karar verdim.Tim Seldin’in montessori eğitimiyle harika çocuk yetiştirmek kitabını sipariş edip iyice bilgi sahibi olana kadar etkinlikleri biraz erteledim.Oyun hamuru,legolar ise kısa süreli ilgimizi çekse de sonra hamurları yemeye ,legoları dağıtmaya başlıyoruz.Bazı arkadaşların bloglarında evdeki etkinliklerini görünce sabırsızlanıyorum ama galiba bizim de daha 3-4 ayımız var.

Park sefalarımıza gelince (gerçi yürüdüğünden beri benim için cefaya döndü ama) kumlarla oynamak,kaydıraktan kaymak ve maalesef bazen yaşıtlarını seveyim derken saldırmakla benim de Balca’nın peşinde koşmamla geçiyor.9 aya kadar parka gitmek en büyük keyfimdi.Eee Balca arabasında ya da kucağımda bakınır ikimizde mutlu eve dönerdik.Şimdi o mutlu ben ise pestilim çıkmış halde eve dönüyorum.Ama olsun büyümek ve kirlenmek güzel:))

Maalesef kötü bir anımızda oldu bu ay.Balca’yı yatağına koyup iki dakika kustuğu yerleri sileyim derken güm diye bir ses duydum ve odasına gidince şok oldum Balca düşmüştü hemde parmaklıklı boyunun yetmediği yatağından.Hala nasıl olduğunu anlamış değilim:(( Ama umarım bir daha yaşamayız.Çünkü o an bir de çenesini çarpmış ve kanatmış ben ise panikle burnu kanıyor sandığım için yaşadığım korkuyu hiç unutamam.Doktorumuzu aradım hemen ,o da 1 m den yüksek bir yerden düşünce doktor görmeli dedi.Biz de en yakın acile gittik apar topar fakat Balca orayı da gülücük ve çığlıklarıyla şenlendirince doktor hiçbir şeyi yok dedi.Eğer gözde kayma,donukluk ve kusma olursa getirin.3-4 saat uyutmayın ve uyuduktan sonra 2-3 saat arayla uyandırın dedi..Allah’a şükür sorunsuz atlattık.Ama benim bu olaydan çıkardığım ders ne kadar güvenli olduğunu düşünsende hiç bir yerde gözden uzakta bırakmayacakmışım çocuğumu:(

Kelime hazinemize gelince çok büyük bir artış yok dede,mama,meme,baba,ada,kaka,cici,bebek,hedi=kedi nin yanı sıra teyze, sanki arada bir de anne diyoruz ya da ben öyle duymak istiyorum tabii bir de köpek gibi havlayıp,inek gibi mölüyor ve karga gibi gaklıyoruz..Yani 13 ay bize, kendimizi ali babanın çiftliğinde hissettirdi:)Nice aylara olsunnn..