Kategori

GEZMELERİMİZ

GEZMELERİMİZ

KALEM ADASI -DİKİLİ KOYLARI

Eskiden yani baya bir eskiden para verip ,tıklım tıklım oturduğumuz ,hatta sadece oturup hiç yüzemediğimiz  plajlar pek bir eğlenceli gelirken artık yaşlandığımdan mı yoksa doğru yolu bulduğumdan mı ne kadar boş bir plaj varsa ve ne kadar temiz yüzülecek deniz ,koy varsa internetten onları araştırır oldum .Ne zaman da baksam karşıma hep Kalem adası ve Dikli koyları çıktı

Kalem adasına gitmek için ise iki yol vardı. .1.si adada bulunan tek otel olan Olivia Resortte kalmak ya da otelden bir tekne ile alınıp sadece günü birlik plajını kullanmaktı.Bunun ücreti ise kişi başı 150 tl idi ve bu ücrete sadece şezlong dahildi.Otelde kalma kısmında ise otelin yüksek fiyatına karşılık olumsuz yorumlarda vardı.Böyle olunca 2. yol yani tekne turu bize çok daha mantıklı geldi.İyi ki de tercihimizi tekneden yana yapmışız .Zaten sadece kalem adasının olduğu koy değil tekne turu dahilinde gezdiğimiz zindancık koyu ,hanımın koyu ,akvaryum ve ılıca koyu da bir harikaydı. Benim en sevdiğim koy hatta hanımın koyu oldu.

Çocuklar için de harika olan mavinin bütün tonlarının bulunduğu bu sularda mutlaka yüzülmeli…

IMG_4341[1] IMG_4346[1]

 

GEZMELERİMİZ, MEKANLAR

LEGOLAND-SEA LIFE -İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER

İstanbul’da bir diğer ziyaret mekanımız ise Legoland oldu .Aslında Balca legolara çok ilgi duyan bir çocuk değil.Aldığımız bir kaç legoyu da ancak benle birlikte yapıyor bu yüzden de legoland bizim çok fazla vakit geçirdiğimiz bir yer olmadı.Zaten açıkçası da legoalarla yapılan binalar ,şehir simgeleri dışında çok farklı gelmedi bize.Tabii dediğim gibi legoya ilgisi olan çocuklar daha fazla vakit geçirip ,eğlenebilirler ama 3d sinema ,oyun alanı ve bir iki oyuncak dışında çok farklı bir şey yok .

Bu fotoğraflarda da olduğu gibi legolarla yaratılan şehirler ,simgeler en büyüleyici kısım ,ayrıca yine legolardan oluşturulmuş star wars tutkunlarının çok beğeneceği ayrı bir bölümde var . Zaten sırf bu lego harikalarını görmek için bile gidilebilir.

IMG_4071[1] IMG_4078[1]

IMG_4076[1]

Tabii bolca lego parçasının olduğu havuzlar var …

IMG_4081[1]

Burası da iki tane oyun alanından biri …

IMG_4092[1]Legoland ile biletleri indirimli olduğu için gelmişken Sea Life’ı da gezelim dedik fakat Florya’daki akvaryumdan sonra burayı çok beğenmedim .Hem fazlasıyla rutubet kokusu vardı hem de korkutucu bir ortamda gezinti yapıyorsunuz .Ayrıca tuvaletleri de o kadar pisti ki…Çocuklara özel yapılan mekanların hijyenden bu kadar uzak olması gerçekten üzücü …

Akvaryum içinde en sevdiğimiz kısım Balca’nın seçip boyadığı bir deniz canlısının resmini akvaryum ekranında görmesi oldu.Maviye boyadığı deniz yıldızını keyifle akvaryumun içinde izledi.

IMG_4104[1] IMG_4108[1]

IMG_3915[1]
Genel, GEZMELERİMİZ, MÜZELER

RAHMİ KOÇ MÜZESİ-İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER

Gezdiğim müzeler arasında beni en çok etkileyenlerden biri oldu Rahmi Koç Müzesi.Çocukla yada çocuksuz kesinlikle gezilip görülmeli.Koç ailesine olan saygım bu müze ile biraz daha da arttı.Nasıl güzel anılar biriktirmişler ,nasıl güzel dostluklar kurmuşlar. Tabii ki aynı zamanda Mustafa Koç’un anısını her yerde görünce insan çok üzülüyor…

Müze girişinde ben öğretmen olduğum için Balca’da altı yaş altında olduğu için hiç bir ücret ödemedik. İlk olarak deniz altı bölümü ile başladık müze gezimize.Dalgıçlarla canlandırılmış bölümde,kendinizi denizin altında hissettikten sonra gezegenlerin tanıtıldığı bölüme geçiyorsunuz.

IMG_3915[1] IMG_3914[1]

Daha sonra ilk bilgisayarlardan ,tablet ve telefon parçalarına kadar, Sinbair adında çamaşır makinesi motoru ve pedalla çalışan bir araca , motosikletten ,çamaşır makinesi ,araba motoruna kadar bir çok parçayı görme şansınız olduğu bölümü gezebiliyorsunuz.Makinelerin yanlarındaki butona basarak motorlarını siz çalıştırma ve bizzat gözlemleme şansına sahip oluyorsunuz.Ayrıca burada Tüpraş tesislerinin nasıl çalıştığını gösteren  bir enerji atölyesini izleyebiliyorsunuz .İnteraktif rafineri modelinde ise petrolün işlenme aşamalarını görebiliyorsunuz.                                           IMG_3916[1]

IMG_3925[1]

Diğer bir salonda ise harika antika otomobilleri hayranlıkla izledik.Burada bir süre opet reklamlarında kullanılan Cem Yılmaz’ın Mayk’ını da gördük. Balca’nın favori arabası ise vos voslar olduğu için hemen onların yanında poz verdi.

IMG_3945[1] IMG_4028[1]

Diğer bölüm ise tam bizlikti .Oyuncak evler ,atlı karıncalar ,sincap kafesi,kahve değirmeni hepsini hayranlıkla inceledik. Bu bölümde ayrıca müzenin bir maketini görebiliyorsunuz.

IMG_3933[1] IMG_3938[1]  IMG_3942[1]

Bir diğer bölümde ise Atatürk köşesi var .Burada da Atatürk’ün kıyafetleriyle ,Atatürk ile ilgili yabancı basında çıkan haberlerin bulunduğu dergiler  ile birlikte Savanora yatına ait Atatürk’ün tavla masası ile kullandığı sandalyesi bulunmakta.Ayrıca bu bölümde koç ailesine ve bir çok  siyasetçiye ait özel eşyayı görebiliyorsunuz.Koç ailesinin yurt dışında da kazandığa saygınlığa ,başarılara bu bölümü gezerken bir kez daha hayran kaldım .

IMG_3965[1]

Daha sonra ise denizcilik bölümünü gezdik .Birbirinden güzel yatlar dışında ,dünya turu yapmış olan Kısmet yelkenlisini de burda gördük.Benim bu kısımda en ilgimi çeken şeylerden biri ise denizden çıkan gerçek kalıntılar oldu aslında bu kısım insanların verdiği zararın açık göstergesi ama bunları da mı atmışlar diye şok oldum …

IMG_4008[1] IMG_4007[1]

Yaşayan geçmiş bölümü ise gerçekten insanı eskilere götürüyor hele ki oyuncakçı dükkanındaki  kurşun askerler ve saat dükkanında her saat başı çalan saatler…

IMG_3999[1]   IMG_4002[1]

Bir sonraki bölüm ise matematik dünyası oldu.Burada da çeşitli zeka oyunları ,tangramlar ve köpükten koca bir balon hem eğlence hem zihin jimnastiği için çocukları bekliyor.

IMG_4040[1]

Bu arada müzeden tekneye binerek Haliç’ten bir tur atabiliyorsunuz.İstanbul’a gelmişken Haliç turunuda kaçırmayalım deyip anne kız keyifte yaptık.

IMG_4044[1]

Müze de o kadar çok bölüm ,gezilecek ,görülecek yer ve eşya var ki…Uçakları ,at arabalarını ,motosikletleri,eski fotoğraf makineleri ve kameralarını,denizaltını,yarış arabalarını ve daha binlerce şeyi yazmakla bitiremeyeceğim için bir kez daha kesinlikle gidip görülmeli demek istiyorum 🙂

IMG_4051[1]

 

 

IMG_3810-255B1-255D
Genel, GEZMELERİMİZ, MEKANLAR

KİDZANİA -İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER

İstanbul’daki bir diğer ziyaret yerimiz kidzania oldu.Akasya avm içerisinde bulunan ve çocukların istediği mesleği seçip ,ona göre giyinip ,çalıştıkları ve para kazandıkları bir yer.

Girişte anne ve çocuğun koluna takılan bileklik ile hem güvenlik açısından bir kontrol sağlanmış oluyor hem de içeride o bileklik sayesinde çocuğun yaşına bakıp aktiviteye uygun olup olmadığına karar veriliyor.Aynı zamanda içeriye girerken aldığımız çekle bankadan  50 kindos para alıyor minikler ve bu paralar ile de ücretli olan bazı atölyelere katılabiliyorlar.Yani yemek dışında içeride kindos para geçiyor.

                  

 

IMG_3812[1]

Maalesef Balca yaş olarak (6 yaş üstü olması gerekiyor)bir çok mesleğe uygun görülmedi ya da görülse bile daha sıradan işler onun yaş grubuna aitti.Bu kısımda bazı yaş sınırlamalarını çok gereksiz buldum.Örneğin pilot ,polis olamıyorlar.Sonuçta gerçek uçağa binmediğine göre ya da polis olduğunda eline silah vermediklerine göre bu kısıtlamaların nedenini biz anlayamadık.

Gelelim yaşının tutup girebildiğimiz alanlara.İlk olarak itfaiyeci olarak işe başladı Balca ve Mert.Kostümlerini giydiler ve itfaiye arabasına binip ,özel efektlerle hazırlanmış yanan restaurantı söndürmeye gittiler.Yaptıkları her işte olduğu gibi görevlerini tamamlayıp paralarını aldılar.

         IMG_3818[1]

 

2. mesleğimiz doktorluk oldu.Burada yaş durumundan ötürü sadece yeni doğan hemşiresi olabiliyorlar .Neyse ki Balca’nın en sevdiği kısımda bebek bakmak olduğu için bu kısım pek zevkli oldu.Altını silip,bakımını yapıp parasını kazandı.

3. tercihlerinde ise fotoğraf atölyesinde yine yaşları gereği fotoğrafçı olamadıklarından sadece model oldular .Zaten babasına bolca poz veren Balca bu işte oldukça profesyoneldi.

Sonrasında ise kurabiye atölyesine katıldılar .Bu atölyede onlar para verdiler .Karşılığında da kurabiyelerini alıp çıktılar daha doğrusu hanımeller bisküvilerini.

Benzin istasyonunda pompacı olmak isteselerde yine yaş sorunu vardı karşılarında .Bizde artık rica minnet bir fotoğraf çektirdik sadece.Yine söylüyorum 5 yaşında bir çocuğun oyuncak pompayı tutmasının ne zararı vardır ki bu yaş sınırlaması yapılmış.


Daha sonra da en zevkli atölyelerden birine katıldılar o da çikolata yapımı idi.Çıkışta da bir paket çikolatalarını alıp pek mutlu oldular.


Ve hayatlarına market çalışanı olarak devam ettiler.Balca sanırım pek bir gerçekçi olduğundan en çok bu mesleği severek yaptı.Gerçi o kasiyer olmayı ummuştu ve tabii ki orada da anca stok sorumlusu oldu 🙂 Çocuklar 5 yaşında olduklarından nefret ettiler:)

IMG_3882[1]

Hep para kazanacak değiller yine bir atölyeye girip ki bu atölye için çok beklediler ,dondurma yapmasını öğrendiler.Sonunda dondurmayı alıp ,hayallerine kavuştular.

 

Ardından yine çalışmaya devam edip inşaat alanında duvar ördüler.

Hemen sonrasında ise cam filmi uygulamasını öğrendiler.Böylelikle cam filminden de haberleri olmuş oldu.

IMG_3898[1]

Sonrada yetkili servise gidip teknisyen olarak arabaların motor kısımları ile ilgili bilgi aldılar.

IMG_3901[1]

Mert bu aşamadan sonra iş hayatına son verip çıkmak istedi ama Balca azimle yeni işlere atıldı.

Parfüm atölyesinde seçtikleri esansa göre kendi parfümlerini hazırladılar ve sonunda da hatıra olarak bu parfümü aldılar.Koku tercihi benimde çok hoşuma gidince bana da pek faydası oldu bu parfümün.

IMG_3903[1]

Son işi ise Balca’nın podyumlarda oldu yani kapanışı iyi yaptık.Seçtiği kostümle podyumda yürüyüp parasını kazandı.

Artık yaşımızdan ötürü daha fazla bir şansımız kalmayınca biz de çıkış yolunu tuttuk.Bu arada atmlerde(oyuncak atm) bile para çekme hakları yoktu 5 yaşındaki miniklerin.Beni bir duyan yetkili olur mu bilmiyorum ama şu yaş düzenlemesini yeniden yapmalılar .

Sürüş parkuru,sürüş akademisi,araç kiralama ofisi,diş sağlığı merkezi ,acil servis,dağıtım merkezi,radyo istasyonu,kurye servisi ,güvenlik merkezi ,olay yeri inceleme ,havacılık akademisi yine 6 yaş üstü zorunluluğu olan mesleklerdi.Saat kulesinde ise kule görevlisi oluyorlar ama bandonun yürüyüşüne katılamıyorlar bu yaş işini anlamak güç oldu bize.Bando da 6 yaş oluyorda 5 yaş neden olmuyor sanki konser verecekler:)

Ayrıca oyunculuk akademisinde de çocuklar bir tiyatro hazırlıyor ve o gün kidzania da bulunanlar gelip oyunu izleyebiliyor.Oyun için anonslar yapılıyor.

Bazı gereksiz kıstlamalara rağmen çocuklar için keyifli bir yer kidzania,gidip görülmeli.

IMG_3679-255B1-255D
GEZMELERİMİZ

VİALAND -İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER

Balca 'yı gezdirebilmek adına bir İstanbul gezisi planladım kafamda.Daha çok eğlence ve bazen de kültürel içerikli anne kız turu yapmış olduk ve maalesef çocuklar açısından İzmir'deki mekanların ne kadar az sayıda olduğunu da bir kez daha anlamış olduk.

İlk durağımız vialand oldu.Ben biletlerimizi eglenje.com dan aldım.Biz gittiğimiz gün fazla yoğunluk yoktu fakat internetten alınan biletle sıraya girmeden direk giriş yapabiliyorsunuz ,kalabalık zamanlar için en mantıklısı bilet işini önceden halletmek. ,Ayrıca tema park için aldığınız biletle içerideki oyuncaklara sınırsız biniş hakkına sahip oluyorsunuz.

Vialand'e gidiş için eglenje.com dan bilet alırsanız ,bu sitenin sağlamış olduğu vialand servislerinden de yararlanabiliyorsunuz.Her noktaya yakın servis güzergahları var.

Biz saat tam 11.00 de yani Vialand'in açılış saatinde oradaydık.Açılış sırasında sizleri Powerpuff Girls ve Vialand'in maskotu Captain Gaga ayrıca Vialand çalışanları bir dans şovla karşılıyorlar.Aynı zamanda isterseniz sevimli maskotlarla fotoğrafta çekilebiliyorsunuz.

Girer girmez ilk olarak alışveriş yapabileceğiniz bir kaç dükkan görüyorsunuz.Daha sonra ise hemen solunuzda nefes kesen adındaki müthiş roller coaster ı uzaktan izleyebiliyorsunuz.Yani biz öyle yaptık o da zaten bizim için yeterince nefes kesici oldu:) Sizi ilk karşılayan oyuncak ise bol renkli bir atlı karınca oluyor.Daha sonra ise bir trenle aşağıya inebilme şansınız var.Tren saat başlarında çalışıyor ama zaten biz gezerek gitmeyi tercih ettiğimiz için gerek kalmadı.İlk durağımız angry birds çılgın yolculuk adındaki 3 boyutlu sinema oldu. Bu ara çok sık 3-4 boyutlu görüntü izlediğim için en keyiflilerinden birinin bu olduğunu söyleyebilirim.

İkinci durağımız ise özellikle 4-7 yaş aralığına hitap eden oyuncakların olduğu bölüm oldu.

Burada kahraman itfaiyeci olup yangın söndürdüler.

Minik pedallar bölümünde bisikletle yarış yaptılar.

Sihirli oda da ise göz yanılsamasının nasıl farklılığa neden olduğunu anladılar ve yine burada sihirli aynalarda bolca güldüler.

Cesur sürücülerde ise pistte araba ile gezme keyfini yaşadılar.

Minik kule de ise yüksekten aşağıya hızlı düşüşün heyecanı ile biraz korktular.

Çarpışan arabalar da bir klasik olarak yine eğlencelerinden biri oldu.

Neşeli çiftlik ise daha çok bebeklere özgü bir oyuncak olmuş fakat refakatçi eşliğinde bindirdiklerinden ki çok gereksizdi bende baya bir komik durdum bu trende. Gerçi refakatçi olayı sayesinde bende bir çok oyuncakta çocuklar gibi şendim :)

Fakat bu kısımdaki en favori oyuncağımız küçük madenciler adındaki radar oldu.Oyuncağa bir daha binebilmek için tekrar sıraya girme kısmı olmasa bütün günü bu oyuncakta geçirebilirdik :)

Zıp zıp kanguru da kapalı bölümlerden biri idi ama böyle geniş bir oyun alanı için böyle küçük bir zıplama ünitesi hiç olmamış.Yani kapalı olmasa da pek girilesi değildi.

Daha sonra ise minik kaşifler bölümüne girdik .Burada ise kanalda bir sandalla gezerek, bir çok farklı ülkeye ait çocuk maketlerini kendi kültürlerini yansıtan kıyafet ve simgelerle görme şansına sahip olabiliyorsunuz.

Aşağıya doğru yürürken bir zamanlar İstanbul adlı bir sokaktan geçiyorsunuz.Eski İstanbul sokaklarının canlandırıldığı ,cumbalı evlerin bulunduğu bu bölümdeki kafelerde yemekte yiyebiliyorsunuz.

Sonraki durağımız ise saray salıncağı adındaki uçan salıncaklar oldu.Tepeden İstanbul’a salıncakla bakmak çok keyifliydi.

Daha sonra ise en çok beğendiğim ünitelerden biri olan Fatih ‘in rüyasına girdik. Önce İstanbul ‘un sırları isimli slaytta Fatih Sultan Mehmet’i ve fetih hazırlıklarını dinledik,Hologram tekniğiyle hazırlanan özellikle son bölüm çok etkileyiciydi. Ardından da teknelerle gezdiğimiz kanal boyunca İstanbul’un fethini yaşadık.Canlandırmalar, zamanlama o kadar iyiydi ki bomba patladığında baya bir korktuk :)

Buradan çıktıktan sonra ise adalet kulesi isimli 50 metre yukarıdan İstanbul’u izleyip sonra hızlı bir iniş yapılan oyuncağa uzaktan bakıp geçtik.bu oyuncakta 6 yaş sınırı olan oyuncaklardandı.

Sonra ise sırada viking vardı.Altı yaş sınırından dolayı biz buna binemeyince Balca’da baya hayal kırıklığı oldu ama biz de binen arkadaşlarımızı izlemekle yetindik. Bol sulu bir oyuncak olan viking de yine adrenalin severler için çok keyifli.

Bir ümit sulu bir oyuncağa bineriz diye çılgın nehir ünitesine gittik ama o da bakım nedeniyle kapalı idi.Özellikle yazın daha sık ziyaretçi olabilecek iken ki birde sulu bir oyuncağında bu mevsimde tercih edilmesi göz önünde bulundurulursa bu bakım için geç kalınmış olduğunu düşündüm.

Neyse ki sonunda jet ski isminde timsahlı bir oyuncakla su üstünde aşağı yukarı dönerek Balca’nın keyfini yerine getirdik.

Ardından da buz devri 4d sinemasına girdik.Fakat ben bunu çok beğenmedim sıkıcı ve vasat bulduğumu söyleyebilirim.Gerçi buz devrini seven çocuklar için eğlenceli ama daha gerçekçi ,heyecanlı bir 4d olabilirdi.

Safari tüneli ise son durağımız oldu.Tünelde gezerken düşmanları vurmaya çalışıp ,oyuna dahil oluyorsunuz.Lazer ışıklı bir joystick yardımı ile ateş ediyorsunuz.

King kong ,maceraperest isimli oyuncaklarda yine 6 yaş sınırı olan ve bizimde uzaktan bakmakla yetindiğimiz bol adrenalinli bölümlerdi.

Yemek konusunda ise dönerden ,köfteye ,pizzadan ,fast food dükkanlarına ,kumpir büfesine kadar bir çok alternatif var.

Peki biz nasıl bulduk Vialand’i .Çocuk gözüyle Balca’nın İstanbul’daki favori mekanı burası oldu.Ben ise oyuncak çeşitliliği açısından hayal kırıklığına uğradım ama yine de Türkiye’de bir ilk olarak oldukça başarılı olduğunu da söylemek gerekiyor.6 yaş sınırından ötürü bu yaş grubunun altındaki çocuklar için çeşitlilik arttırılabilir diye düşünüyorum.

Bu arada Vialand’e giderken hele ki 6 yaşından büyük çocuğunuz varsa sulu oyuncaklar için yedek kıyafet mutlaka bulundurun.Kurutma için özel yerler olsada çok fayda sağlamıyor .

GEZMELERİMİZ, MEKANLAR

NATURLA ÇİFTLİK

Naturla yemeklerinin lezzeti ve çocuklara yaptığı birbirinden eğlenceli atölyeleri ile adını sıkça duyup ama Bayraklı’da bulunan restoranlarına bir türlü gidemediğim mekandı .Geçen hafta sonu ise Naturla’nın Urla’daki çiftliğinin açıldığını duyunca son anda zorla yaptırabildiğimiz rezervasyonla özellikle çocuklu aileler için de kesinlikle önerebileceğim bu harika yere gitme fırsatı bulduk.

Urla Kuşçular köyünde bulunan mekana  varınca yeşillikler içinde bir cennet sizi bekliyor.Küçük bir gölet ve göletin içinde de küçücük bir adacık var fakat bu küçük gölette kayıkla gezme şansınız bile var .Gerçi bizimkiler baba kız adaya çıkmayı başaramadılar ama bir tur atıp geldiler.

Yine çocuklar için kumla oynayabilecekleri küçük bir alan yapmışlar ve iki tane svava salıncakta da gölete doğru sallanmakta ayrı bir keyif noktası hem çocuklara hem anne babalara:)
                                                                                      
Göletin etrafındaki minderlerde çimlere rahatça uzanıp ,temiz havanın tadını çıkarabiliyorsunuz.

Kahvaltısına gelince taze ürünler ve bol çeşitle o da bizden iyi not aldı tek sorun mekanın yeni olmasından ötürü ve kalabalıkla bir servisteki gecikmeler.Fakat çalışanları ve sahibi bayan öylesine güler yüzlü ki bu aksaklıkları hoş görebiliyorsunuz.Biz kahvaltıdan kalkarken yemeğe gelenlerin masasında gördüğüm etlerde de aklım kaldı ve zeytin yağlı çeşitlerinin methini de çok duymuştum.Yani bir diğer ziyarette öğle yemeği için olacak.

GEZMELERİMİZ

DENİZCİLİK MÜZESİ

Her yazımda diyorum nerdeyse Balca ile yaşadığım şehri tekrar keşfediyorum diye özellikle de müzeleri..Bu hafta sonu da ailecek Narlıdere’deki deniz müzesini gezdik.İki gemi ,bir denizaltı ve helikopterden oluşan bu müze oldukça ilginç geldi bize.Özellikle deniz altında yaşam ne kadar zor anlamış olduk.Gezerken bile insan sıkılıyorken bu denizaltının 50 gün su altında kaldığını öğrendik.Yataklar o kadar küçük ve dar ki insan askeri okullarda fiziğin neden önemli olduğunu orda bir kez daha anlıyor.Ayrıca deniz altında her zaman karanlık olduğu için ,içerdeki ışık beyaz olursa gündüz olduğu anlaşılıyormuş.Bu gezi de öğrendiğimiz bir ilginç bilgi ise her pazartesi gemilerde kuru fasulye yemeği çıkıyormuş bunun nedeni de gün döngüsünü hatırlatıp ,hafta başı olduğunu belirtmek.Günler birbirinin aynı olunca.

GEZMELERİMİZ, MEKANLAR

ZEYTİN PERİSİ EVLERİ-YUSUFLU KÖYÜ

Hafta sonu keşif rotamızda bu sefer Bayındır’a bağlı Yusuflu köyündeki Zeytin perisi evleri vardı.Açıkçası navigasyon olmasa mümkün değil bulamazdık ve yaklaştıkça öyle dar sokaklara girdik ki yanlış geldiğimizi düşündük.Fakat o sokakların arkasında bizi bir cennetin beklediğini varıca gördük .

Köyden önce zeytin perisi evlerinden bahsetmek istiyorum .Burası İstanbul’lu bir bayanın bu köye aşık olması ile birlikte açılan bir mekan sadece kahvaltı salonu değil ayrıca köyün içinde kendilerine ait olan 4 evden istediğiniz birinde size kalma imkanı sunan bir yer .Biz ilk olarak kahvaltıyı denedik.Kahvaltı belki yediğimiz en iyi kahvaltı değildi ama portakal suyu dalından koparılmış taze portakallarla içtiğim en iyi portakal suyu idi.Bir de mekanın sahibi ve çalışanları da çok sıcak ve çok ilgili idi.Kahvaltı sonunda kendilerinin yaptığı zeytin yağıda bizlere hediyeleri oldu.

Gelelim yusuflu köyüne ilk bakışta çok eski ve bakımsız duran bir köy fakat biraz tepelere tırmanalım derseniz öylesine güzel bir patika da yürüyebiliyorsunuz ki,bol yeşillik .bol oksijen,harika bir manzara ve her adımınızda minik bir canlı  sizi bekliyor .. Bizim minikler kaplumbağaya dokunup ,meşe palamutları topladılar ,mantarları zehirlidir diye uzaktan incelediler ,kuzuları izlediler ,mis gibi havayı içlerine çektiler daha ne olsun.

Daha sonra köyün içerisinde gezerken ise manzara kadar köy halkının insanlığı da bizi etkiledi.Yoldan geçen bir amca cebinden para çıkarıp bizim miniklere verdi biz gerek yok diyince de olur mu dedi.Çocuklara değer veren ,eski adetlere sahip çıkan ne güzel insanlar var hala dedik belki de bazen şehir hayatı mı yok ediyor içimizdeki güzel duyguları.Yani kısacası arada kaçmak gerek doğaya ,köye ,yeşilliğe ,sadeliğe….

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

KUKLA GÜNLERİ -YAŞASIN ELLER

Geçen sene kukla günlerinde gittiğimiz gösteriyi bu yazıda anlatmıştım ve nasıl o gösteriden keyif aldıysak bu seneki ekip ve oyuna da hayran kaldık.Kaldık diyorum çünkü sadece çocuklar değil biz anneler de çok sevdik.Yaşasın eller isimli bu oyun İtalyan bir gruba aitti.Sadece ellerini kullanarak parmak kuklalar ile  iki kişi harikalar yarattılar.5 yaş üstü olan bu oyunu bizim 4,5 yaş minikleri de pek sevdiler. İki kukla bazen dans edip ,tam tam çaldılar ,bazen birbirlerine çiçek verip ,aşklarını ilan ettiler ,bazen de silahlar patladı …Gösteri sonrasında kullanılan kuklalardan alma şansımız oldu.Biz de artık evde denemeler yapıyoruz hatta evle kalmadık Balca okulda arkadaşları ile de gösteriler yapıyor.Kısacası ben her kukla gösterisinden sonra böylesine bir sanatı takdir ediyorum ve iyi ki kukla günleri var diyorum…

DENEYİMLERİMİZ, GEZMELERİMİZ

KAYAK VE BALCA

3 yaşındayken Balca’nın ilk kayak dersi deneyimini burda anlatmıştım.Aslında çok cesur değil Balca yeni deneyimlerde mesela ata binmekten korkabiliyor ama kayak yapmayı ilk denediği günden beri çok keyif aldı.Bizde bu sene de bir kayak deneyimi olsun istedik.Tabii biraz şansızız bu konuda çok sık kayak yapma şansı olamıyor ve maalesef anne baba olarak biz de çok öğretemiyoruz ,en azından ben kayabiliyorum ama eşim sadece foto çekimlerinde pistlerde görünüyor:)

Balca bu sene de büyük bir istekle hemen attı kendini pistlere, hocası da komutları gayet güzel anlayıp ,bu işte oldukça iyi olduğunu söyledi.Aynı anda kaydığımız zamanlarda mutlaka bana dağın tepesinde bile hünerlerini gösterdi fakat ben aşağıda onu beklerken zaman pek çabuk geçmedi bana .Haliyle arada durarak ,oyun oynayarak geldiler ama bir ara öğretmenini cebinden arayarak ,pimpirik anne moduna girdim 🙂

Balca’mın ilerde bir gün severek yaptığı sporlardan olursa kayak ,bunlarda anı olarak burda dursun…