Kategori

GÜNÜN İÇİNDEN

GÜNÜN İÇİNDEN

BİR KAYBOLUŞ HİKAYESİ

Başlığa ne yazmalı bilemedim aslında hikaye değil kabus daha doğru ama başlığa takılmayıp olayı anlatmaya geçeyim….

Anane -anne-torun üç nesil bir arada Sakız adasına yolculuğa çıkmaya pek hevesli ve hazırdık ama maalesef beklediğimiz gibi olmadı. Balca feribot için Çeşme’de bilet aldığımız sırada tuvaletim geldi dedi ve kıvranmaya başladı ,annemde gidin siz ben sıradayım diyince hemen biraz ilerde iki araba arasına tripperımızı açıp Balca’nın tuvaletini yaptırdım . Bende bunları toplarken ,Balca ananemin yanına gidiyorum dedi.Baktım annem sırada tamam dedim ve Balca gitti .Bende caddenin karşısına çöpü atmaya geçtim fakat gelince ne göreyim Balca annemin yanında değil ….İşte Balca’yı bulmamıza kadar geçen o iki dakika sanırım ölüp bittiğim ,aklımı yitirdiğim iki dakika idi..Annem bir yandan ben bir yandan Balca diye bağırıyoruz ve yolun aşağısına gidiyoruz ,insanlar arıyor ama Balca bu sırada gümrük polisinin yanında bizi bekliyor. Meğerse annemin yanına gidiyor fakat sıra ilerleyip annem öne geçince onu göremiyor , benim yanıma geldiğinde karşıda olduğumdan  beni de bulamıyor ve geçen sene Yunanistan’a gittiğimizden içeride polis olduğunu hatırlıyor ,gümrüğün içine girip ,polise annemi kaybettim ben Balca Özdamarlar annem de Duygu diyor.. .Ben geri dönüp gümrüğe girince insanlar Duygu musunuz dedi ve baktım beni orda bekliyor minik kuzum .Tabii ağlamaya başladım onu görünce ,o da gayet soğuk kanlı gerçi biraz da tedirgin bakıyor bana .Beni nasıl buldun anne ve korktun mu dedi bana.Nasıl korkmam ki……Yazmaya bile gücüm yok o an hissettiklerimi ..
Sadece şunu söylemek istiyorum ben normalde hiç Balca’yı kaybedeceğimi düşünmezdim fakat eşim daha rahat olduğu için ve baba-kızda çok gezdiklerinden hep tembihliyordum .Eğer babanı ya da beni göremezsen güvenlik görevlisi ve polise git ,adını söyle diye.Demek bunu not etmiş o minik kafasına .Tabii ben bu senaryoyu eşim için düşünmüştüm ama ben yaşadım maalesef…Olmaz demeyecekmiş insan bir anlık gerçekten.. Allah kimseye yaşatmasın fakat her olasılığa karşı çocuklarımıza çözüm sunmalıyız ..

Bu foto da her şeyden habersiz ,yolculuk öncesi çekildiğimiz fotomuz:)

GÜNÜN İÇİNDEN

BALCA ÖĞRENCİM OLURSA

Daha önceleri seminer döneminde Balca benle okula gelmiş ama tabii hiç öğrenci olmadığı için scooterıyla keyif yapmıştı bomboş okulda.Geçen gün ise annem bir işi için okulumun yakınına gelince bana bırakmasını istedim Balca’yı. Derse girer girmez hemen ön sıraya oturttum minik öğrencimi ve eline kağıt kalemi verdim.Kendince bir şeyler çizip bir yandan da tahtada bir şeyler anlatan ben ve sınıftaki öğrencilerimi inceliyordu.Her şey normal gidiyordu ta ki zil çalıp o anlamadığı sesle bütün öğrenciler başına toplanan kadar :)Bizim ki yoğun ilgi sonucunda cinnet geçirip ağlamaya başlamıştı ki imdadına Birsel hocası ve Ayla teyzesi yetişti:)Onlar sayesinde sakinleşince tekrar sınıfa girip çizim yapmaya devam etti ve öğrencilerimle de kaynaştı.Çıkışta bütün öğrencilerim Balca için resim çizip , verince o kağıtlar pek kıymetli oldu. Çocukların yüreğinin güzelliği çok başka ,verebilecekleri ne varsa hepsi öğretmenlerinin kızı için ortaya dökülmüştü…

Günün sonunda ise Balca ,çok bağırdılar ondan ağladım yoksa öğrencilerini çok sevdim ama bir daha gelmem okula diyip ilk öğretim hayatını kısa sürede noktaladı.Neyse artık sabahları senle gelicem diye ağlama faslı bitti ,birde anne olarak bolca cevap verdiği Duygu’ya sınıf içinde pek saygılıydı Balca 🙂

Bana gelince çok garip hissettim kendimi o sıralara kızım oturunca zaten öğrencilerimde bana emanet edilmiş evlatlarım ,onlarla kendi kızım çok değişik bir duygu oldu.Şimdi o sıraya her baktığımda Balca’nın şaşkın halleri gözümün önüne geliyor ve okula başlama zamanı yaklaştıkça beni ondan daha çok heyecan sarıyor…

GÜNÜN İÇİNDEN

BALCA YASAKLARI DELERSE

Kuz çocuğum olduğuna en başından beri çok sevinmiştim bunun nedenlerinden biri de kızları süslemek ,giydirmek hep daha keyifli gelmişti.Fakat bu kadar süs sevmeme rağmen minik ellerdeki ojeler hep bana kötü görünmüştür.Hem de  dudağımızdaki rujla öpmeyelim diye bile dikkat ettiğimiz çocuklarımızı aseton ve oje gibi kimyasallarla erkenden temas ettirmek çokta sağlıklı gelmiyor.Neyse amacım kimseyi eleştirmek değil tabii herkesin tutumu farklı olabiliyor ama başka çocuklarda oje gören Balca o da küçük bak sen bana izin vermiyorsun diye yaygaraya başlıyor 🙂

Peki Balca bu !! yasak tanır mı ,hayıırr:) Bir gün ben mutfakta yemek yaparken Balca’nın epey sesi çıkmayınca bir bakayım dedim .Fakat gördüm ki bizim odada taçlarımla oynuyor .Bende mutfağa geri döndüm .Fakat bir süre sonra yanıma gelip,kaçmalar ,arkasında bir şey gizlemeler anladım var bir durum.Bir de ne göreyim bizim minik benim ojemi bulup ayak ve el baş parmağına sürmüş hem de en kırmızısından .Tabii o ayaklarla halıları da oje yapmış ,farkında olmadan pek havalı geziniyor ortada.Bu halini görünce gülmeye başladım çünkü öyle mutluydu ki yasakları deldiği için .Neyse hemen asetonla çıkardık ve asetonun kötü kokusunu konuştuk.Bir seferlik denemiş oldun ama bak zararlı gördün mü diye tecrübe ederken ojeden soğuttum Balca’yı.Tabii elleri hafif kırmızı kalınca daha da etkili oldu aa oje geçmedi ,elim kırmızı diye pek rahatsız oldu. Artık büyüyüp ilk kırmızı ojelerini sürdüğünde bugününü hatırlatırım minik kızım 🙂

GÜNÜN İÇİNDEN

BALCA VE METE BUZ PATENİ YAPARSA

Tatildeyken Balca ile farklı bir şeyler yapabilme arayışlarım sırasında buz pateni yapılacaklar listemize eklenmişti.Mete ve anneciği , hatta 7 aylık Alparslan da bize katılınca pek güzel ,pek şenlikli oldu bizim ilk buz pateni deneyimimiz.

Tabii biz hiç özel ders için randevu almadan gidince ve Balca ile Mete de artık buz pateni yapacağız havasına girince ,çocukları bırakmak zorunda kaldık pistin ortasına .Gerçi çok orta demeyim genelde kenarda takıldılar:)Ben de kapının önünde kolumun yettiği yere kadar onları tutmaya çabalayarak kapı önü pateni yaptım.Mete daha cesur davranıp kenarlara tutunup biraz uzaklaştı ,Balca’da taktiği kapıp epey yol aldı sonrasında.Tabii ki Mete ile Balca bu; hava da ,kara da ,buzda bile atraksiyon yapmadan duramaz ,orada da bile itiş kakış yaşadılar:)Bu deli cesaretlerine hayranım ayakta bile  duramazken kavga etmeden geri kalmadılar:) Son anda bir hoca desteği ile pistte artistlik bir tur bile attılar.
Bu arada ben özel ders ile buz patenine devam ettirmeyi düşünürken dans eğitmeni arkadaşım ,kemik gelişimi açısından 4 yaşı beklememi önerdi.Salonda ise ayak numarasının 27 olması yeterli idi ,yaşa bakmadılar hatta oradaki hocalar bir sorun olmayacağını söylediler.Tabii ben de Balca’nın 5 yaş görünümüne güvenerek bir sorun görmedim ama yine de araştırıp duruma göre bu sene götürmeyi düşünebilirim.
Buz pateni sonrası iki çılgın minnoş yine birbirinden ayrılmak istemedi bu çocukları anlamak zor ilginç bir iletişimleri var :))
Bu arada İzmir’de olanlar için biz Bornova Aşık Veysel alanı içindeki buz sporları salonuna gittik..

                                                 
GÜNÜN İÇİNDEN

BALCA -MASAL -ADA

Hani vardır ya başka  şehirlere gidip sizden uzaklaşan dostlar ,hep ayrılıkları canınızı acıtanlar ama bir yandan da hiç gitmemiş gibi hep yanınızda olanlar .İşte Handem böyle bir dost benim için .Biz üç kafadardık okulda Ayla -Hande -Duygu olarak sonra tabii Berna ve Birsel’imiz de bize katıldı ama bir gün Hande eşinin tayini nedeniyle tam da kızlarımızı kucağımıza almışken İzmir ‘den taşınmak zorunda kaldı:( Neyse, yine de hiç ayrılmadık ve biliyoruz yine onlar bir gün İzmir’e dönecek ve hep hayalini kurduğumuz  gibi kızlarımız birlikte büyüyecek…

Bu yazımda Hande’lerin kısa süreli ziyaretlerinde üç minnoş buluşması ile ilgili.Ada-Masal-Balca.Masal bizim minnoş Ada ve Balca’dan bir yaş büyük.Zaten o bir yaş büyüklüğünü ,asaletini her durumda gösterdi.Bizim iki cadı her durumda bir kudurukluk yapsada o onlarla hiç muhatap olmadan ,yeri geldiğinde kendi başına bile oynayarak salon çizgisinden hiç çıkmadı.Adacığım ve Balcacığım da sokak çocuğu ruhlarını hiç bozmadı sağ olsun:)) İlk gece evdeki buluşmalarında bile Balca hediye krizi ile geceyi başlattı hem kendi hediyelerini, hem diğer kızların hediyelerini de o açacaktı ne yaptık ettik krizi aştık.Sonra karnım acıktı dedi ve diğer kızları da ikna edip masaya oturttu.Sonra da üçü tütüleri giyip bir dans şov yaptılar ki gecenin en keyifli yanıydı.Bir ara uhuyla harikalar yaratıp ,tuvalette kitap okuma seansları da düzenlediler:)

Gecenin sonu ise Balca’nın Masalla yatıcam ,Masal’ın annemin yanında yatıcam ve Balca’nın yine yok ben senle yatıcam kriziyle oldukça hareketli bitti.Sabah zaten gözlerini benim yanımda açınca hemen koştu Masalîn odasına ,Neyse ki sabah geceye göre sakin başladı ,resimler yapıldı ve annelerde bir saat muhabbet edebildi.

Sonrasında yine Forum ‘da yeni açılan çocuk bowling merkezinde Ada -Masal -Balca buluşması gerçekleşti.Bu arada ben baya bir bowling salonu bekliyordum ama küçük bir alanda daha çok jetonlu oyuncaklar var ve bir köşede de bowling alanı var.Yani umduğumu bulamasam da minnoşlar eğlendi.Sonrasında yemek keyfi yapıldı. Keyif mi???:)) yanlış oldu sanırsam burada da tabii yine bir kolye krizi vardı .Ayla teyzesi Balca’ya kolye ,Masal’a da elbise almıştı ama o kolye en kıymetli hediye oldu  ,Masal’da kolyeden istedi hatta Ada bile annesine bana niye almadın diye tavır yaptı .Bu durumda ise en mutlu boynunu gere gere kolyesini arkadaşlarının gözüne sokan Balca idi:)) Bu kızla çok işim var benim 🙂

Adacığımla burada ayrıldık, tabii Masal olduğu için bu ayrılık aşamasını sorunsuz atlattık fakat gel gelelim Masal dan ayrılma nasıl olacaktı.Çünkü Balca zaten valizler evden çıkarken arızaya bağlamıştı.Bütün yol ,geliyorsunuz demi bize diye sordu.Neyse ki alışveriş merkezinde bir tuvalet yalanı ile ayrılık krizini biraz ucuz atlattık .Fakat ne yalan söyleyim ben de bir ara Balca’ya sarılıp gittiler annem maalesef diyip ağlayacaktım :((Ne diyelim bir gün kavuşacağız …İyi ki geldiniz ve hepiniz iyi ki varsınız….

GÜNÜN İÇİNDEN

BALCA VE METE

Balca’nın fazla samimi halleri,el tutma hevesi hatta arkadaşlarını kucağına alma çalışması bazen kendi yaşındaki minikleri sıkabiliyor ve tabii onlar sıkılınca Balca’da sinir yapabiliyor:)Fakat bu durumdan sıkılmayıp tam dengi dengine onu idare eden bir arkadaşı ,kankası var ki üst komşumuz Mete:)

Bir bakıyoruz sarmaş dolaş ,bir bakıyoruz kavga dövüş ama Mete mutlu Balca mutlu 🙂 Umarım yıllar sonra bu yazıyı birlikte okuyup gülümser bu tatlı minikler.Onların benzerlik ve uyumu dışarıdaki insanlar tarafından bile fark ediliyor ve ikizler mi diye soruyorlar.

Gün geliyor evin içinde robottan kaçıp ,uzaylı görmüş masum köylü modunda dolanıyorlar çığlıklarla:)

Gün geliyor kafalarına geçirdikleri kalpaklarıyla bir Rus havası estiriyorlar:)

Gün geliyor Starbucks ‘ta sarmaş dolaş kahvelerini yudumluyorlar 🙂
Gün geliyor arıları yakalamak için kafa kafaya veriyorlar 🙂
Gün geliyor pek disiplinli bir şekilde boya yapıyorlar:)
Gün geliyor legolarla kendilerinden geçiyorlar 🙂
Kısacası Mete bizim dört duvarlı apartman hayatımızdaki en büyük şansımız ve tabii onun tatlı ailesi:) Yalnız bir de Mete’nin minik bir kardeşi var ki o tamamen ayrı bir yazı konusu olur Balca ve Mete’den çektikleri yüzünden 🙂
Gerçi büyükte bir sorunumuz var o da ayrılık zamanları ..Sanırsınız biri Kars’ta biri İzmir’de yaşıyor.Üst kattan alt kata inene kadar Mete çığlıklarıyla apartman inliyor 🙂 Bu gidişle bir gece bizde bir gece onlarda kalacaklar 🙂

GÜNÜN İÇİNDEN

BÜYÜDÜĞÜNE BİR ÖRNEK DAHA

Küçüklüğünden beri markete bile gidecek olsak maalesef avm ye gitmek durumunda olduğumuzdan ,şu avm deki oyuncak zıplayan atlarla baya haşır neşirsin .Gerçi senden çok ben haşır neşirim çünkü senin boyun yetmediğinden bütün mağazaların önünden seni zıplatarak geçmek baya bir hasar bıraktı bende:)Hatta sırf bu durumdan kurtulmak için eve de at aldık ama o sallandığı fakat yürümediği için seni kesmedi.Gel gelelim 2014 Ocak ayında  büyüdüğünü bir kez daha anladım.Artık atlardan seni kaçırarak yürümeme gerek kalmamıştı çünkü boyun uzamış ve sende onlara biner hale gelmiştin .İnan ki güzel kızım bu sevinç bende üniversiteden mezun olmuşsun hissi uyandırdı hem bütün avmde zıplayarak yürümekten kurtulduğum için hem de yine büyümene tanıklık ettiğim için:)

GÜNÜN İÇİNDEN

NASIL BİR SİNEKSİN SEN

Kış aylarında ,14. kata kadar çıkıp ,kızımı tam gözünün altından ısırmayı kendine amaç edinen sineğe beslediğim kin o kadar büyük ki…Sağ olsun ananemiz ertesi sabah sineğe gereken ilgiyi gösterdiği için biraz öfkem yatıştı.İlk gün hafif bir kızarıklık vardı fakat ertesi sabah annemin okuldayken beni arayıp Balca’yı doktora götürüyoruz gözü kapanmış demesiyle şok oldum hatta başta annem abartıyor şimdi doktora giderler gereksiz bir ilaç verilir endişesiyle pek sıcak bakmadım bu fikre ta ki Balca’nın fotoğrafını bana yollayana kadar.Sanki kızım dün boks maçında şiddetli bir darbe almış gibiydi. Tabii durum böyle olunca anane ,dedesi ve benim ikinci minik annem Melek ablamla Balca hanım düştüler doktor yolarına.Ben aslında fenistil sürmüştüm ama göze bu kadar yakın olduğu için kendi doktorumuzda ,göz doktoru da ilaç sürme dedi ve şişlik için Zyrtec şurup verdi.Neyse ki gözde bir sorun yoktu ve şurup sayesinde iki günde göz normale döndü .Ama bir sinek bizi epey sıkıntıya soktu gerçekten dikkat etmek gerek 🙁

GEZMELERİMİZ, GÜNÜN İÇİNDEN

ANANESİZ GÜNLER

Balca 7 aylık olana kadar 7 gün 24 saat benle, daha sonra okula başlamamla birlikte ders saatlerinde anane ve geri kalan saatlerde  yine benle büyüdü.Fakat günün birinde ananemizde doğal olarak bir tatile çıkma ihtiyacı duyunca ve bu tatil benim okuldaki seminer dönemime denk gelince ,sudan çıkmış balık gibi hissettik kendimizi.Ananemizin bizle aynı apartmanda olmasından dolayı uykusu bölünmeden,evinde gayet rahat mutlu olan kuzucuğum ananesinin 3 gün yokluğunda ne yapacaktı..İnsan hayatında çok sıradan olan şeylerin ne büyük nimet olduğunu en ufacık bir değişiklikte çok fazla hissediyor.

İlk gün okula birlikte gittik.Önce öğretmenlere alışma,okulu tanıma faslından sonra,ana sınıfında oyunlar oynadık.Daha sonra scooterla okulda tur attık hatta her zamanki gibi bir scooter kavgası yaşadık.Bulduğumuz ablalarla merdiven inip çıktık.Bol aktiviteli bir şekilde ilk günü bitirdik ama hiç bir seminer benim için bu derece yorucu olmamıştı.

 

İkinci gün ise imdadıma Hale halamız ve Alp dedemiz yetişti.Sabah Balca Alp dedesini ve Hale halasını görünce arabada sevinçle çırpınmaya başladı:)Nasıl sevinmesin her istediğinin yapılacağını çok iyi biliyordu ve bana el bile sallamadan scooterına atlayıp parkın yolunu tuttu .Parkta güneşten rahatsız olmasın diye özel şemsiye açmalar, bir parktan sıkılınca diğerine gitmeler,bolca kapı kapı gezmeler,hortumla oynamalar daha ne olsun …3. günde park sıcak oluyor diye jetonlu oyuncaklara gittiler Alp dedesi ve Hale halasıyla minik kuzum.Ben de okul bitip yanlarına uğradığımda alışveriş sepetinde yemek yiyordu Balca hanım..Canlarım Hale halam ve Alp eniştem küçükken bende çok emeğiniz oldu ve şimdi benim kızıma da bir torun sevgisiyle bakıp ,mutluluğumuzu ,sıkıntımızı bizle paylaştığınız için,böylesine büyük bir sevgiyle Balcamı çok şanslı kıldığınız için,varlığınızla mutluluğumuza mutluluk kattığınız için çok teşekkürler…İyi ki varsınız ,sizleri çok seviyoruz ve tekrar çok teşekkür ediyoruz.Umarım Balcam ilerde bunları okuduğunda sizlerin kıymetini daha iyi anlayıp,hep yanınızda olacaktır….

İşte böylece ananesiz 3 günümüz bitmişti..Ne diyelim Allah ananemizi ve onun eksikliğini

hissettirmeyen Alp dedemizi,Hale halamızı ve tüm sevdiklerimizi başımızdan almasın….