Kategori

İLKLERİMİZ

İLKLERİMİZ

ANNELER GÜNÜ KUTLAMASINDAN KALANLAR

Bu sene arkadaşım Gözde’nin iki güzel çocuğunu arkada bırakarak gidişi ile anneler günü çok can yakar oldu benim için.Aslında gerçekten annem ve evladım yanımda olduğu sürece kutlaması çok keyif versede ,bu günü o kadar buruk yaşayan minicik çocuklar ve içi yanan anneler varken hele bir de televizyonda ,sosyal medyada kutlamalar iyice bu insanların gözüne sokulurken ,çokta keyif almak mümkün olmadı bu günden.Tabii ki yine en büyük duam sadece bir günü değil uzun bir ömrü annem ve evladımla geçirmek ama Allah kimseyi de sığınaksız ,annesiz bırakmasın ve evlat kokusundan mahrum etmesin.

Bu sene Balca’nın en bilinçli anneler günü kutlaması oldu.Okulun da etkisiyle daha günler önceden her sabah kalkıp,bugün mü anneler günü diyip ,öpüp kutlar oldu.Dediğim gibi her günüm onla anneler günü bana ama ben bu yazıda ,bir okulun ,bir kurumun bu güne gösterdiği özeni, velilerine verdiği değeri anlatmak istiyorum.Yoksa benimde niyetim birilerini üzerek ,yaşadığım mutluluğu göstermek değil.

Balca’mın okulu hafta içi sabah kahvaltısına sınıfımızn bütün annelerini şöyle bir davetiye ile çağırdı.Zaten davetiyeyi görünce kutlama nasıl olucak diye heyecanımız daha da arttı .Çünkü öylesine özenle hazırlanmış bir davetiye vardı ki…
                                                   

Beklenen gün geldiğinde her yerin meleklerle süslendiği okul bahçesine adım atar atmaz nereye bakacağımı şaşırdım.Daha girer girmez her birimize ayrıca hazırlanmış çiçek bilekliklerimizi taktık.

                                                  

Her yerde birbirinden güzel detaylar  vardı. Kahvaltı masasına oturmak için sandalyelerimizi çektiğimizde kurdele ile süslenmiş bir kağıt bizleri bekliyordu.İçinde ise ”Belki kendini kötü hissettiğin anlar olabilir,ama çocuklarının gözünde ,kalbinde ve zihninde sen hep bir süper kahraman olacaksın.” yazılı not gözlerimizi ilk andan yaşarttı.

                                          

Kahvaltı masasındaki peçeteler bile melek şeklindeydi ,hatta kahve içeceğimiz fincanlar bile güne uygun olarak canım annem yazıları ile süslüydü.

Etrafta birbirinden güzel melek figürlü süslemeler ve okudukça gözlerimizi dolduran notlar vardı.
 
Bunlardan da önemlisi bize sohbetleriyle keyif veren okulumuzun müdürü ,sahibi ve güzel öğretmenimiz idi.Sadece iki kişi değil tabii yardımcı ablalardan ,diğer öğretmenlere kadar herkesin bu güzel günde emeği vardı ve bunca hazırlık ,yorgunluğa rağmen hepsinin yüzünde güler yüz ve bizi mutlu etmenin sevinci vardı.İşte başarı da böyle geliyor.Ekip içindeki sevgi ,huzur ,mutluluk bu pozitif ortam daha okula girer girmez sizi de içine alıyor.İlk günden beri bu böyle oldu ve böyle gidiyor.

Kahvaltı bitiminde ise miniklerimiz yanımıza gelip bizlere yıl içinde öğrendikleri ,şarkı ve şiirleri söylediler aslında anneler gününün yanında bir nevi yıl sonu gösterisi de oldu.Sade ,gösterişten uzak ,çocukları strese sokmayan,anneleri de fazlasıyla duygulandıran keyifli bir gösteri.
                                                 

Gösteri sonunda ise ellerinde melek figürlerinin olduğu torbalarla miniklerimiz bizi bekliyordu.Torbanın içinde ise çocuklarımızla çekildiğimiz fotoğrafımızın olduğu bir ayna ve annelik üzerine yazılmış harika bir kitap vardı. 80’e yakın velinin olduğu bir okulda herkesin çocuğuyla olan fotoğrafını bulup ,basmak bile büyük bir emek gerektiriyor ve öylesine güzel düşünülmüş ki aynam her gün yanımda ,her baktığımda yüzümü güldürüyor.
                                        

Her gün çocuklarımızın yüreklerine dokunan bu güzel insanlar bu seferde biz annelerin yüreklerinde öyle güzel izler bıraktılar ki ne yazsam ne desem az ama okul ,öğretmen çok büyük bir şans çocuğun ve ailesinin hayatında.Umarım bu şansımız bundan sonra ki okullarımızda da devam eder.Verdiğiniz değer ,sevgi ,özen her şey için teşekkürler oyun akademi ailesi…

AKTİVİTELER, İLKLERİMİZ

KAR KÜRELERİMİZ

Bu sene okulda,  Balca’mın arkadaşlarıyla kutlayacağı ilk yılbaşı partisi olacak .Durum böyle olunca bizim evde bir heyecan vardı.Küçüklüğünden beri her çocuk gibi Balca’da hediye almayı çok seviyor fakat sık sık doğum günlerine gitmeye alıştığı için hediye vermektende zevk almayı öğrendi. Bizde Balca ile arkadaşlarına küçük birer hediye hazırladık ,umarım arkadaşları bu minik hediye ile mutlu olduğunda Balca’da onların sevincine ortak olacak.

Kar kürelerimiz yapmak için en minik kavanozlardan alıp onların kapaklarını kırmızı sprey boya ile boyayarak ,işe koyulmuş olduk.Bu kısım bana aitti.Fazla kimyasal olunca Balca’yı uzak tuttum zaten benim için hazırlık aşamasının en zor kısmı burası oldu.
                                                                                                                                                       
İkinci aşama kavanozun içine sığabilecek küçüklükte ve yılbaşı konseptine uygun bir cisim bulmak oldu.Önce yılbaşı süslerinden noel baba kopardım ama olmadı .Sonrasında Akıllı dükkan’dan hobi bölümünden minik kozalaklardan aldım.Fakat kozalaklar fazla minik kalıp ,pek görünmeyince kavanozların kapaklarına çekomastik silikon sıkıp hem kar görüntüsü vermiş hem de yükselti oluşturmuş olduk. Biri -iki gün silikon kurumaya bıraktık.Bu silikonun da iğrenç koktuğunu söylemeden geçemeyeceğim .Ben bu işlemi okulda yaptım ama orda bile uzun bir süre koku kaldı.
                                                         
Bu kısımdan sonra en zevkli kısıma geçtik ve bu aşamada Balca’da yardıma dahil oldu.Önce kavanozlara su doldurup,sonrada 10 damla gliserin damlattık ve içlerine renkli simler döktük.Tabii sim dökerken de dikkat etmek gerekiyor ,miniklerde göze kaçma riski var.Zaten bol simden ötürü bu aşamada fotoğraf çekemedim.

En son olarak ise kavanozların kapaklarını sıcak silikon ile yapıştırıp üzerine ,kar küresi yapım aşamasında keşfettiğim bu harika siteden aldığım ,kar taneli yeşil kurdelelerimizi yapıştırdık

Artık kar kürelerimiz sahiplerini bulmak için hazır .Umarım o minik kalplere biraz sevinç yaşatabiliriz…

İLKLERİMİZ, MEKANLAR, TAVSİYELERİMİZ

HOKUS POKUS KUAFÖR & KOSTÜM

Balca’mın saçları çok geç uzadı hatta bir yaşına kadar bandana takmasam erkek olduğunu sanıyordu herkes.Tabii böyle geç uzayınca o lüle lüle güzel saçları ben kestirmeye kıyamadım fakat artık taramak çok zorlaşınca uçlarından aldırmaya karar verdim ,daha doğrusu Balca karar verdi ve  bu sayede Hokus Pokusla tanıştık.Burası bir annenin sadece çocuklara özel bir kuaför salonu olmamasından  yola çıkarak açtığı çok güzel bir mekan .Sadece kuaför değil aynı zamanda özel günler içinde harika kostümler kiralayabileceğiniz bir yer.Tabii çocukların zaman geçirmeyi de sevebileceği şekilde tasarlanmış. Koltuklar bile araba şeklinde ve saçları kesilirken önündeki ekrandan istediği kanalı seçip,izleyebiliyor. Anne eli değdiği çok belli olan bir mekan  . Çıkışta ilk saç kesimi için hazırlanmış bir sertifika sizi bekliyor.Hem çocuğunuzun ilk saçı var bu sertifika da hem de öncesi ve sonrası fotoğrafları.Sahibi Handan hanım ve personelleri de çocukları  nasıl mutlu edeceğini çok iyi biliyorlar. İzmir-Karşıyaka taraflarında iseniz Park yaşam ofislerindeki bu mekana mutlaka uğramalısınız.

İLKLERİMİZ

OKULDAKİ İLK CUMHURİYET BAYRAMI

Geçen seneye kadar milli bayramlarda  Balca’yı kutlamalara götürüp ,bayramlarının önemini anlamasını istiyordum .Gerçi hoş kendi çocukluğumuzdaki gibi bandoların geçtiği ,caddelerin  kapatılıp ,bayrakların her yerde sallandığı neşeli törenler olmadığı için !!! elimizdekilerle idare ettik.

Bu sene ise okullu kızım ,kutlamasını marşlarla ,Ata’ya saygı duruşu ile arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle birlikte yaptı.Çıkışta ise Türk bayrağı ve balonu ,kırmızı beyaz kıyafetleri ,dilinde yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa sözleriyle pek mutluydu.Ben ise bu mutluluğun ömür boyu sürmesi ,cumhuriyet çocukları olarak büyüyüp ,yaşayabilmeleri için istekli ve bir o kadar korku doluydum .Umarım ilerde kızım bu satırları okurken sadece ülkemizde yaşanan zor dönemlermiş diyebilir ve insan gibi yaşanan ,kadın -erkek ayrımı yapılmayan,herkesin haklarına saygı duyulan ,Atatürk’in unutulmadığı bir ülkede yaşıyor olur…

İLKLERİMİZ

BALCA’NIN İLK OKUL GÜNLERİ

Balcam artık Oyun Akademi Montessori’nin bir öğrencisi ve bu yazıyı yazdığım an itibari ile 2 haftamızı bitirdik ama bana sorun o bir yıl gibi geçen 2 haftayı…

İlk hafta hatta ilk gün bile o kadar mutluydu ki ,biz hiç okul bahçesinde bile beklemeden çıktık tabii ilk gün bir yanda ben , bir yanda ananemiz ağlıyordu ,dedemiz hiç gelememişti ,eşim ise hemen okuldan uzaklaşmış ,duygusallığını çok belli etmemişti..Sonrasında hepimiz artık okul yaşı geldi ,gitmesi gerek ,arkadaş istiyordu diye birbirimizi sakinleştirip ,duruma alışmıştık ki….. 2. hafta hiç beklediğimiz gibi olmadı….

Genelde heyecan ,merak ve hevesle geçen ilk haftadan sonra ikinci hafta çoğu çocukta bir soğuma yaşanıyormuş.Balca’da her sabah anne seni çok özlüyorum diye ağlamaya başladı bazı günler avucumdaki öpücük kitabındaki gibi ,avucuna öpücük koyup sakinleştirip yolladım ama bazı günler çok çaresiz kaldım .Sadece özledim demek yetmeyince kendince şikayetler sıraladı bana okulda çok yemek yediriyorlar demeye başladı 🙂 Halbuki akşamları okulun yemekleri çok güzel diye anlatıyordu zaten öğretmenimizde Duygu hanım biz hiç bir şey demeden kendi alıp bitiriyor demişti…Bir gün de kahvaltısını ananesinde ettirip ,geç götürdüm ve sonunda Cuma gününe geldik .Artık Balca’da öğrenci moduna girmiş Cuma’nın tatil olduğunu bilip ,pek mutlu gitmişti.Hafta sonu ise okulumu özledim demeye başladı ve artık ağlamadan gideceğine söz verdi.

Demek istediğim şu ki ,bu ağlama durumlarında taviz vermemeye çalışın yani tabi ki feryat ,figan ağlarken bırakmayın,sakinleştirmeyi deneyin ,yanına sizi hatırlatacak objeler verin  ama bu minik beyinlerin çok da zeki olduğunu ve kandırmakta çok başarılı olduklarını unutmayın.Çünkü Balca okul kapısından girince beni bir iki kez sorup ,gayet mutlu oynuyormuş . Böyle konuşuyorum ama bende ağlama seanslarıyla geçen haftanın sonunda kurdeşen döktüm sıkıntı ve stres kaynaklı .O göz yaşları nasıl içime aktıysa artık….

Bunlarda okullu Balca’dan bir kaç kare 🙂 Herkese mutlu bir eğitim yılı olması dileğiyle…

ETKİNLİKLERİMİZ, GEZMELERİMİZ, İLKLERİMİZ

GISELLE

Daha önce bahsetmiştim bu sene ana okuluna başlamadığı için Balca’yı baleye vermiştik ve iyi ki de vermişiz ,çok keyifle gidiyor ayrıca vücudunu kullanabilme yönünde de çok ilerleme kaydetti.Durum böyle olunca babası da Balca’yı bale gösterisine götürme sözü verdi ve ailecek ilk bale gösterimize gittik.Ben de küçüklüğümde 6 yıl bale yapmıştım ama kendi resitallerimiz dışında hiç bale izlememiştim.İzmir ‘de devlet opera ve bale sahnesini ilk kez gördüğüm için gerçekten büyülendim .Sahne ,dekor,ortam  harikaydı.

Gelelim gösteriye:) Biz kulise yakın bir tarafta beklediğimiz için kapıyı açan balerin ablalardan biri Balca’yı görüp ,onunla fotoğraf çekilmek istedi.Bu sayede Balca kulise girme ve güzel balerinlerle poz verme şansı elde etti. Oyun 60 ar dakikadan iki perde idi.Maalesef balkon tarafından bilet almış olduğumuz için yerimiz pek iyi değildi.Balca görmekte biraz zorlandı.Zaten balkon kısmından orkestra hiç görülmüyordu.Sahneyi görme zorluğu ve tabii çocuk oyunlarına göre gösterinin uzunluğu Balca’nın sıkılmasına neden oldu .Sıkılınca da dar alanda kendince bale yapmaya başladı tabii o sessizlikte benim anneciğim yapma uyarılarım çok etkili olmadı.Yine de minimum rahatsızlıkla birinci perdeyi bitirdik .Fakat Balca’nın kaldırma kapasitesi dolduğu için ikinci perdeyi beklemeden çıktık. Yine de çocukların her girdiği farklı ortamların onlara faydası olduğunu düşünüyorum hem de bizde ailecek bir ilki gerçekleştirdik hayatımızda hatta ben kalıp ikinci perdeyi de izlemek isterdim neyse artık bir dahakine 😉 Balenin gerçekten büyüleyici bir etkisi var..
                                                                                                                                                    

İLKLERİMİZ

İLK DİŞ KONTROLÜMÜZ

Biz ilk göz kontrolüne eşimin ve benimde gözüm bozuk olduğu için 2 yaşında gitmiştik.Diş kontrolü için ise doktorumuz bütün dişlerin tamamlanmasını beklememizi söylemişti.Öyle olunca bizde 3 yaş itibariyle ilk diş kontrolüne gittik.Bunu için Bostanlı’daki doru Ağız ve diş Polikliniğini tercih ettim Burada ayrıca bir çocuk diş hekimi var.Balca’ya gitmeden anlattım dişlerine bakılacağına .Zaten poliklinikte öyle güzel ki ,çocuklar için hazırlanmış bir oyun odası ve yine çocukların yaptığı resimlerin olduğu muayene odası en önemlisi de pembe diş koltuğu gayet çekici bir yer yapmış minikler için burayı. .Diş kontrolünü sevmeyen ben bile oturmak istedim bu koltuğa.Balca’da hemen başladı odayı incelemeye ve sonrasında doktorunun isteğiyle koltuğuna oturdu.Muayene boyunca da gülücükler atıp ,doktoruyla pozlar verdi .Dişlerimizde de bir sorun çıkmadı.Doktorumuz 3 ayda bir gelmemizi istedi açıkçası bu sıklık fazla geldi bana ama yılda iki kez gideriz artık hazır Balca’da sevmişken.Akşamları yatmadan önce mutlaka dişlerini fırçalamasını, fazla çikolata yememesini ve sakız çiğnememesini söyledi doktorumuz.Sakız uyarısı özellikle benim ricamdı .Çünkü Balca sakız çiğnemeyi çok seviyor, aslında başlarda yutma ,ezme hareketlerini güçlendirdiği için bende veriyordum fakat geçenlerde  içindeki maddelerin zararlarını okuyunca yasak geldi sakıza.Doktorumuz sadece şekersiz sakızları çiğneyebileceğimizi söyledi.Ve yine benim isteğim üzerine kötü sözler söylerse de ağzında pis bir koku ve mikroplar olabileceğini söyledi.Çünkü kullanmasını istemediğim bir laftan anca böyle kurtardım Balca’yı ve doktorla da inandırıcılığını arttırmak istedim olayın 🙂
Kendimde olmayan diş doktoruna gitme alışkanlığını kızıma küçük yaşta kazandırmak istiyorum ben, çocuğunuzun dişleri tamamlandıysa size de diş doktoru yolu gözükmekte;)

İLKLERİMİZ

ANNE BEBEK DERGİSİNDEYİZ

Geçen ay ,bir çok güzel haberden ,yenilikten haberdar olmamı sağlayan arkadaşım Nihal’in bloğunda duymuştum anne bebek dergisi ile ilgili duyuruyu.Bende annelik ile ilgili düşüncelerimi ve fotoğrafımızı yollayıp ,bloğumda da derginin resmini paylaştım .Ve geçen gün Bahar’cığımın yorumu sayesinde bizimde dergide olduğumuzu öğrendim.Anneler günü öncesi bana çok güzel bir hediye kızıma da saklayacağım çok güzel bir hatıra oldu.Tekrar duymamı sağlayan ,yazımı seçen kişilere teşekkür ediyorum.

GEZMELERİMİZ, İLKLERİMİZ

İLK SİRK ,İLK OY

Kendi çocukluğumla ilgili pek bir sirk hatıram olmadığı için yine içimdeki çocuğa da seslenmek amaçlı Balca’yı sirke götürme hevesim vardı.Fakat daha sonra sirk hayvanlarının eğitimi ile ilgili okuduklarım ve izlediklerim beni bu fikirden soğuttu.Ancak evimizin çok yakınına gelen hayvanlarla dost sirk diye geçen Türkiye sirki fikrimi değiştirdi ve de hem Balca hem benim için hatta babamız için de ilk sirk gösterimize gittik.Sirk , palyaço ,sihirbazlık ve akrobasi gösterilerinden oluşuyor.Balca pür dikkat izlemese de ve çıkan palyaço kırmızı burunlu olmadığı için onun palyaço olduğuna inanmasa da farklı bir gün oldu hepimize.En azından hep geçerken gördüğü çadırın içine girmiş olmak bile ilginç geldi ..

Sirke gitmeden önce bir ilk daha yaşadık Balca ile..İlk kez birlikte oy kullanmaya gittik.Eşim sabah erken gitti fakat ben uykuma yenik düşüp,öğlene doğru sirkten hemen önce Balca ile gittim .Şansımıza boş bir sandığa denk geldik.Balca hemen içeri girer girmez oy atılan bölmeyi sordu,o niye kapalı neler yapıyorlar orda diye..Sonra oy pusulalarını o teslim aldı ve girdik birlikte oy atmaya ..Attık oyumuzu her ne kadar çok istediğimiz sonuçlar olmasa da tek temennim çocuklarımızı iyi günlerin bekliyor olması…

İLKLERİMİZ

KOMŞU KOMŞU HUU

Oldukça fazla daireli bir apartmanda oturmanın en kötü tarafı ,komşularınla olan ilişkinin asansördeki merhabalardan öteye gidememesi.Gerçi sağ olsun Balca sayesinde bizi tanımayan yok ama samimiyet için yeterli olmuyor.Bizim üst katımızda Balca’dan dört ay büyük Mete adında şeker bir delikanlı oturuyor:)Arada park oyunları,asansör karşılaşmalarında Balca kendisini pek sevdi.Balca ,çocuklara karşı çok sıcakkanlı ve hemen ellerini tutup oynamak isteyen bir yapıda fakat bazı çocuklar daha çekingen ya da sıkılgan olunca bu sorun oluyor.Mete de Balca ile aynı yapıda olunca bizimkinin pek kanı aldı :)Gerçi tabii Balca’nın cana yakınlığı da bir saati geçmiyor ama olsun ;)Durum böyle olunca baktım parka gidemiyoruz çıkıp Mete’leri bize davet edeyim dedim.Sağ olsun annesi de misafirleri olmasına rağmen Mete’yi bize yolladı.Önce biraz legolarla oynadılar,sonra ise Balca çiftlikli kitabını Mete’ye gösterdi fakat Mete bu kitabı sevip onla oynamak isteyince Balca olmaz yeter diyip Mete’yi sinirlendirdi.Yani ilk 15 dakika gösterdiği misafirperverlik yerini cadılığa bırakmaya başladı. Dikkatlerini başka oyuncağa çekmeye çalışan ben baktım o da olmuyor ,sulu boya yapalım dedim ve bu fikir onları 15 dakika kadar kendi başlarına oyaladı.Bu sırada Mete’nin annesi de bize katıldı ve bu kadar karşılaşmaya rağmen birbirimizin adını bile sormadığımızı fark ettik çünkü konu hep çocuklar oluyor.Neyse ismen de tanışmış olduk biraz geç kalsakta 🙂 Balca boyadan sıkılıp Mete’ye dans etme önerisinde bulundu hatta ona birkaç figür gösterdi,sonra saklambaç oynadılar arada bağrış çığırışlar derken baktık artık süreleri doldu yeter dedik .Fakat Mete gitmek istemeyince Balca’ya çaktırmadan bir oyuncağımız ona vererek yine bekleriz diyip vedalaştık 🙂 bir gün gelip okuduğunda bu yazıları canım ,bu da ilk komşu arkadaş ağırlaman olarak geçsin tarihimize;)