Kategori

TİYATROLAR

TİYATROLAR

LOKOMOPÜF

Evet lokomotif değil bu lokomopüf ….Bir makinist çocukları lokomotifine bindirdiği için artık onu kullanması yasaklanıyor ve parçaları farklı yerlere dağıtılıyor ,lokomotifte lokomopüf oluyor böylece…Bu sezon devlet tiyatrolarının sergilenen ikinci çocuk oyunu Lokomopüf..Tekrar lokomotif yapabilmek için parçaları aramaya çıkan makinist ve gelinciğin zevkli yolculuğu var bu oyunda .Yolculuklarında bazen bir öğretmen ,bazen bir bilim adamı ,bazen bir nine ,bazen de bir temizlik görevlisi yardım ediyor onlara .Her sahne öylesine farklı ve güzel ki.Şarkılarla ,dekoruyla ,ışığıyla öylesine sizi evet sadece çocukları değil yetişkinleri de içine alan bir oyun olmuş ki yine devlet tiyatrosu farkı dedim .

Bu oyunun ayrı bir önemi ve güzelliği de vardı bizim için..Balca’m Doruk’un annesi diye bilip ,sevdiği Handan teyzesini sahnede izleme şansına sahip oldu.Arkadaşımı sahnede izlemek benim için de çok güzel bir duyguydu.Zaten Balca salon girişinde oyun fotoğraflarını görünce başladı Handan teyzem diye bağırmaya 🙂 Sonrasında da kulisi ziyareti yapan miniklerin keyfine diyecek yoktu.Bir tiyatro oyuncusu yakın arkadaşınız da olsa sahnede büyülüyor sizi ,bambaşka biri hatta birileri oluyor Gerçekten böylesine emek isteyen ve maalesef özellikle ülkemiz şartlarında hak ettikleri değeri bulamayan bütün tiyatro sanatçıları alkışların ,desteğin en büyüğünü hak ediyor..Biz oyunu çokta güzel bir günde izledik 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününde..Bir kez daha bütün tiyatro sanatçılarının gününü kutluyorum ,inşallah sahnelerin kapatıldığı değil hızla çoğalıp ,oyuncuların kadro almak için yıllarca beklediği değil hak ettiklerini zamanında aldığı daha güzel günlerde de kutlarız…

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

KUKLA GÜNLERİ -YAŞASIN ELLER

Geçen sene kukla günlerinde gittiğimiz gösteriyi bu yazıda anlatmıştım ve nasıl o gösteriden keyif aldıysak bu seneki ekip ve oyuna da hayran kaldık.Kaldık diyorum çünkü sadece çocuklar değil biz anneler de çok sevdik.Yaşasın eller isimli bu oyun İtalyan bir gruba aitti.Sadece ellerini kullanarak parmak kuklalar ile  iki kişi harikalar yarattılar.5 yaş üstü olan bu oyunu bizim 4,5 yaş minikleri de pek sevdiler. İki kukla bazen dans edip ,tam tam çaldılar ,bazen birbirlerine çiçek verip ,aşklarını ilan ettiler ,bazen de silahlar patladı …Gösteri sonrasında kullanılan kuklalardan alma şansımız oldu.Biz de artık evde denemeler yapıyoruz hatta evle kalmadık Balca okulda arkadaşları ile de gösteriler yapıyor.Kısacası ben her kukla gösterisinden sonra böylesine bir sanatı takdir ediyorum ve iyi ki kukla günleri var diyorum…

TİYATROLAR

EŞEK KULAKLI KRAL MİDAS

Balca daha küçükken ,elimden geldiğince bütün çocuk oyunlarına götürüyordum ama bazı oyunlar o kadar özensiz ve sıkıcı olunca artık devlet tiyatroları ve devlet opera ve balesinin oyunlarına götürme kararı aldım. Tabii bazen istisnalar olmuyor değil .Bu sene devlet tiyatrolarındaki ilk çocuk oyunu Eşek Kulaklı Kral Midas idi.Aslında bu oyunun benim içinde ayrı bir yeri var.Lise yıllarında bu oyunda oynamıştım tabii oynamak denirse çünkü çalı rolündeydim ama olsun sahne tozu yutmuş sayılırım demi:) Henüz Balca’ya bu kısımdan bahsetmedim 🙂

Gelelim oyuna ;konusu bilindiği gibi adaletsizlik yaptığı için kulakları eşek kulağına dönen Kral’ın öyküsü . Oyunla ilgili düşüncelerim ise daha önce ki oyunlara göre dekor biraz daha zayıf gibiydi fakat kostümler çok güzeldi. Bir de oyun sırasında Balca ilk kez arp ile karşılaşmış oldu. İşte bu da devlet tiyatrolarını sevme nedenlerimden biri .Görsellik çocuk oyunlarında çok önemli ,sahnede gördükleri şey hem çok etkiliyor hem de çok akılda kalıcı oluyor yani devlet tiyatrolarının en zayıf dekoru bile baya bir etkili oluyor çocuklarda.Bir de bu oyun prömiyer olduğu için yazardan ,yönetmene ,ışıkçıya kadar oyunda emeği geçen herkesi de sahnede alkışlama fırsatımız oldu.

Bu oyunun artı güzel taraflarından biri de Handan teyzeleri sayesinde (kendisi de tiyatro oyuncusu) miniklerin kulise girme şansı yakalamaları oldu. Güzel anılar topladığımız bir gün oldu kısacası…

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

SİRK PARODİSİ-KUKLA GÖSTERİSİ

İzmir kukla günlerinde bir gösteriye gitmek için seçimi hafta sonu oyunlarından birine yapmak zorunda kaldım ama iyi ki de bu oyunu seçmişiz.Bizim gittiğimiz oyun Rus bir gruba aitti.Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki kukla oynatmanın böylesine bir sanat olduğunu bilmiyordum .O kadar iple sanki karşınızda gerçek bir insan varmış gibi  yapılan hareketler insanı hayran bıraktırıyor.Özellikle balerin olan kukla Balca’nın çok ilgisini çekti ve gerçekten bir bale şov izlemiş gibiydik.İpte yürüyen cambaz ,çemberlerden atlayan akrobat kukla hepsi harikaydı.Gösteriye canlılık katan iki palyaço da oldukça sevimliydi gerçi bir ara ağlayıp üstümüze su fışkırtınca Balca sümüklerini bize attı diye sinirlendi ama gösteri bizim için hem farklı hem çok keyifli oldu.Böyle etkinliklerin İzmir’de olmasının fırsatını kaçırmamak gerek ..Bu arada gösteri sırasında fotoğraf çekmek yasak olduğu için o anları çekemedim..

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

NEŞELİ KAMPÇILAR -KONAK DEVLET TİYATROSU

Daha önce gittiğimiz oyunlarda en çok Karşıyaka Belediyesi’nin ve İZDOB’un oyunlarını beğendiğimi söylemiştim ama bu hafta İzmir  Devlet Tiyatrosunun bir oyununa  gittik ki ,bu oyunları da bu kadar geç fark etmiş olduğuma üzüldüm. Akm ve Sabancı Kültür Merkezi arasında kalan ayrı bir sahne varmış ve benim hiç orası da dikkatimi çekmemiş.Diyorum ya Balca ile İzmir’i ve kültürel faaliyetleri baştan keşfeder oldum. 

Oyunun adı Neşeli Kampçılar idi.Zaten daha içeri girer girmez sahne bizi büyüledi.Oyun başlamadan Balca baya bir sahneyi inceleyip sorularını sordu.Oyun müzikleriyle ve oyuncularıyla da en az sahnesi kadar çocukların dikkatini sürekli tuttu. Ayrıca gayet yaşlarına uygun bir anlatımla hayvan sevgisi konusunu işledi.Avcıların hayvanları vurmaya çalışması ama buna rağmen hayvanların ona yardım etmelerini anlattı ve bir de yıldız vardı oyunun içinde insanlar ,çevreyi koruyunca parlayan ,çevreye ,hayvanlara zarar verince ışıklarını söndüren …İşte o ayrıntı da büyüledi minik izleyicileri.
 Biletleri ve programları buradan takip edebilirsiniz.Zaten biletler satışa sunulduğu gün bitiyor o yüzden çabuk davranmakta fayda var;)
Bir de oyun sonrası çok sevdiğimiz anneler ve miniklerle oturma fırsatımız olunca değmeyin keyfimize:)

TİYATROLAR

ÇOCUKLAR İÇİN ÖYLESİNE BİR DİNLETİ

Devlet opera ve balesinin İzmir’de çocuk oyunlarının az olmasına üzülüp ,elimden geldiğince oyunları önceden takip edip ,biletlerini almaya çalışıyorum.Çünkü gerçekten Devlet opera ve balesinin oyunlarının kalitesi tartışılmaz.

Bu sene ki çocuk oyunlarının ismi Çocuklar İçin Öylesine Bir Dinleti idi.Oyun şarkılar ve opera aryalarıyla bezeli ,sanatın her dalından örnekler veren bir temsildi. Çocukların sanata ilgi duymasını sağlayacak çok güzel diyaloglar vardı ve oyuncular birebir seyirciler arasında gezip ,çocuklarla sohbet ettiler.Balca’da balerin olmak istediğini söyledi:) Oyunun sonunda cadının büyüsünü bozmak için kar yağması da Balca’nın çok hoşuna gitti.Jingle bells ve noel baba eşliğinde sonlanan harika oyunla ilk yılbaşı kutlamamızı yapmış olduk:)
Ayrıca oyuncular aynı zamanda opera sanatçısı olduğu için dinlemek bana da çok keyif verdi.Keşke özellikle küçük yaşta tiyatroyu sevdirebilmek adına tüm çocuk tiyatroları da aynı özeni gösterse…

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

EZİ’NİN PASTASI VE ÇİZMELİ KEDİ

Bu ara sık yazamaz oldum bloğa durum böyle olunca gittiğimiz iki tiyatro oyununu birlikte özetleyim istedim.Önce Karşıyaka festivali kapsamında sergilenen Ezi’nin pastası isimli oyuna Ada,Balca kankalar ve Ayla teyzemizle birlikte gittik.Fakat oyun nerdeyse yarım saat bile sürmeden bitti. Açıkçası çocuk oyunu olarak pek ilgi çekici değildi genelde kötü de olsa Balca’ya bir iki kelime ettiriyordu sonrasında gittiğimiz tiyatrolar fakat bir mutfakta pasta yapma çabalarıyla geçen bu oyun pek silik kaldı..

Diğer izlediğimiz oyun geçen sen de en beğendiğimiz oyunlardan birinin yapımcıları olan  Karşıyaka Belediyesi tiyatro ekibi tarafından hazırlanan Çizmeli Kedi idi. Belediye ‘nin oyunlarında en çok dekor ve kostümlere gösterilen özeni  seviyorum  çünkü bence çocuklar için görsellik en dikkat çekici ve can alıcı nokta.Bir de biraz müzikli şov da varsa oyun, daha da süper oluyor.Çizmeli kedi aslında 5-10 yaş aralığı bir oyun olarak geçse de Balca sonuna kadar zevkle izledi.Oyun sonrasında da bolca kediyi anlattı .Çocuk oyuncular da sahnede çok başarılıydı.Gerçekten oyuncuları ve hocalarını tebrik ediyorum..

Bir tiyatro klasiğinin olmazsa olmazları da oyun sonrası çekilen pozlar tabii ki:)

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

KUTUP MİSAFİRLERİ

Yine İzmir Sanat’ta gösterime giren kutup misafirleri isimli bir oyuna gittik.Daha önce gittiğimiz masal ülkesi isimli oyundaki oyuncular da vardı ve aynı o oyunda olduğu gibi bu oyunda bir masal anlatıcısının masalı ile başladı ama bütün çocuklar bu kısımda çok sıkıldı.Hiç bir özelliği olmayan ,dikkat çekmeyen bir masaldı.Oyuna gelince daha önce de demiştim iyi ,kütü demeyip Balca’nın tiyatroyu sevmesi için oyunlara gidiyorum ama artık bu kadar özensiz , dekoru derme çatma ,görsellikten uzak oyunları izlemekten de sıkıldım.Aslında en az yetişkinlere olduğu kadar çocuk tiyatrolarına da önem verilmeli yani onların ilgisini çekebilmek için oyun bir çok açıdan zenginleştirilmeli ..Bu oyunda tek bahsedebileceğim kısa süreli olan pandomim gösterisiydi gerçi Balca ben bu palyaçoyu sevmedim diyip ,biraz korktu ama ilk kez pandomim izlemiş oldu.

Bu arada oyunun afişi penguenlerin olduğu bir afişti ama oyun kutup ayısı ile ilgiliydi.En azından kutup ayısı kostümlü bir oyuncu olabilirdi ama onun yerine oyuncak bir ayı konuşturuldu bir oyuncunun elinde yani kısacası beklediğimizin çok hem de çok altındaydı.Neyse Balca’nın baya bir tiyatro deneyimi oluyor o da iyiyi kötüyü ayırt edebilecek diye seviniyorum en azından….,,

İzmir Sanat, fuarın içinde olduğu için bu sıkıcı oyunun etkisini lunaparka gidip atalım dedim ve anne kız biraz eğlendik:)Balca bahanesiyle bende kanguruya bindim aslında aklım elma kurdunda kaldı ama Balca’yı ikna edemedim 🙂

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

KÖSTEBEKGİLLER

Aslında çizgi film olarak bile Balca ‘nın izlemesine sinir olduğum ama arada ben okuldayken ananede kaçamak izlediği çizgi filmlerimizden köstebekgiller.Baktım ki İzmir’e gelmiş bu çizgi filmin kahramanları; daha önce de dediğim gibi yazın etkinlik az olunca ve ben istemesemde Balca bu köstebekleri sevdiği için gittik izlemeye.

Önce şunu söylemeliyim ki sıcak ve artı köstebekler beni bayılma noktasına getirdi.Gerçi değişik şovlarla zenginleştirilmiş bir gösteriydi.Tabii Balca Caner ve Pelin niye yok diyip durdu ama yine de zevkle izledi.Köstebekler bir müzik kutusu içinde kayboluyor ve sonra onu tamir edip tekrar dışarı çıkmaya çalışıyorlardı.Müzik kutusunun farklı bölmelerinde deniz kızı ve deniz anası (benim tek sevdiğim bölüm bu oldu) ,oyuncaklar ,kraliçe vardı.Aa birde ilk kez bu oyunda soytarı görmüş oldu Balca:) Kısa ve öz böyleydi köstebek maceramız;)

GEZMELERİMİZ, TİYATROLAR

TOMBUL PRENSES VE ÜÇ SISKA ADAM

Facebook ‘ta ekli olduğum İzmir çocuk ve aile etkinlikleri isimli grup sayesinde İzmir Sanat’taki çocuk tiyatrosundan haberdar oldum .Malum kışın zaten baya az olan çocuk tiyatrosunu yazın bulmak daha da zor.Gerçekten İzmir’in bu yönden büyük şehir olmasına karşılık çok şanssız olduğunu düşünüyorum .Devlet tiyatrosuna ait Karşıyaka sahnesi kapandı .Konak sahnesindeki çocuk oyunları ise hafta içi ve sabahtandı hep bu kış.Devlet opera balesinin de bu seneki oyunları genelde hafta içiydi ve anca arada bir özel tiyatrolara gittik  ama kesinlikle devlet tiyatrolarındaki profesyonellik bir başka ;)Umarım azaltmak yerine sahne ve oyunları çoğaltırlar….

Neyse gelelim bugün ki oyuna.Aslında çocuk tiyatrosunda iyiye kötüye bakmıyorum çünkü Balca’ya mutlaka bir katkısı oluyor.En basiti zamanla artık tiyatroda konuşmamayı ,selam verildiğinde alkışlamayı ve başta yarım saat dururken sonuna kadar izlemeyi ve oyuncularla fotoğraf çekilmeyi öğrendi:)Tombul prenses ve üç sıska adam dekor açısından  oldukça vasattı ve ben biraz sıkıldım.Devamlı yemek yiyen bir prenses ve yine obur üvey annenin prensesi öldürtmek için yaptığı oyunlar üzerineydi.Oyunun sonunda kraliçe yemek yemekten çatlıyor ,prenses prensini bulup evleniyor ve çatlamaktan korkup zayıflıyordu:)Balca keyifle sonuna kadar izledi ,önemli olan da bu sanırım .Ayrıca ben de çıkışta çok tatlı annelerle tanışma fırsatı buldum daha ne olsun yani:)

Balca sayesinde İzmir de yıllarca yaşayıp bilmediğim kültür sanat yerlerini de öğreniyorum .İzmir sanatta bunlardan biri oldu.Bundan sonra internet sitelerinden takip edeceğim çocuk oyunlarını ayrıca biletlerde 1 tl idi.İzmir deyseniz arada mutlaka bakın derim .Bizi bilgilendiren tatlı anne Didem Hanıma ‘da tekrar teşekkürler;)